Ekonomi dünyasının önde gelen isimlerinden Lacy Hunt, son yayınladığı raporla piyasalarda bomba etkisi yarattı. Kariyeri boyunca deflasyonist görüşleriyle tanınan Hunt, Adam Taggart ile gerçekleştirdiği söyleşide artık enflasyon riskinin deflasyondan çok daha ön planda olduğunu savundu.
Sermaye Kıtlığı ve Enflasyonist Baskılar
Lacy Hunt’a göre dünya ekonomisi, yapısal bir seküler değişim sürecine girdi. Analist, piyasaların artık ciddi bir sermaye kıtlığı dönemine girdiğini belirtiyor. Fed’in para arzını artırmasının fiziksel yatırımlar için yeterli olmadığını vurguluyor. Çünkü gerçek yatırımlar için gelirlerden tasarruf yapılması gerekiyor.
Özellikle yapay zeka altyapıları, yarı iletken üretimi, elektrik şebekelerinin yenilenmesi ve uzay araştırmaları gibi devasa projeler ciddi sermaye gerektiriyor. Buna karşın ulusal tasarruf oranlarının 1929’dan beri en düşük seviyelerde olduğunu belirten Hunt, bu durumun reel faiz oranlarını yukarı çekeceğini savunuyor. Dolayısıyla, artan enflasyonla birlikte nominal faizlerin de yükselmesi kaçınılmaz görünüyor.
Küreselleşmenin Sonu ve Tedarik Zincirleri
Analist, 1990-2020 yılları arasındaki küreselleşme döneminin sona erdiğine dikkat çekiyor. Geçmişte maliyet verimliliği ve “tam zamanında” (just-in-time) üretim modeli hakimken, artık “her ihtimale karşı” (just-in-case) modeline geçildiğini söylüyor.
Ülkelerin üretim hatlarını kendi topraklarına taşıması (reshoring) veya dost ülkelere kaydırması (friend-shoring) maliyetleri artırıyor. Özellikle ABD’de iş gücü maliyetlerinin Çin’e göre çok daha yüksek olması, fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Hunt, bu durumun ölçek ekonomilerini azalttığını ve maliyetleri kalıcı olarak yükselttiğini ifade ediyor.
Yapay Zeka ve Enerji Maliyetleri
Yapay zekanın verimlilik artışı sağlayacağı yönündeki iyimserliğe karşı Hunt temkinli bir yaklaşım sergiliyor. Verimlilik artışının ancak uzun vadede gerçekleşebileceğini savunuyor. Ancak bu aşamaya gelene kadar devasa bir altyapı harcaması yapılması gerektiğini hatırlatıyor.
Özellikle yapay zekanın enerji tüketiminin çok yüksek olduğunu vurguluyor. Mevcut elektrik şebekelerinin yetersiz olduğu bir ortamda, bu enerji ihtiyacının karşılanması sürecinin başlangıçta enflasyonist bir etki yaratacağını öngörüyor.
ABD Bütçe Açığı ve Tahvil Piyasası
Lacy Hunt, ABD’nin mali tablosundaki bozulmanın kritik bir seviyeye ulaştığını belirtiyor. Bütçe açığının GSYİH’ye oranının %6.4 seviyelerine yükseldiğini ve federal borcun GSYİH’nin %120’sine yaklaştığını ifade ediyor.
Analiste göre, faiz giderlerinin askeri harcamaları aşması, tarihsel olarak büyük imparatorlukların çöküş dönemine girdiğinin bir göstergesidir.
Bu durumun hazine tahvillerindeki risk primini artıracağını savunuyor. Tahvil piyasasındaki bu yükselişin, bir domino etkisiyle konut kredileri ve kurumsal borçlanma maliyetlerini de yukarı çekeceğini öngörüyor.
Fed’in Gizli Genişlemesi ve Para Hızı
Analist, Fed’in Aralık ayı ortasından itibaren gizli bir genişleme (stealth easing) sürecine girdiğini iddia ediyor. Fed’in yaklaşık 1.500 milyar dolar tutarında hazine bonosu satın aldığını ve bilanço büyüklüğünün arttığını belirtiyor.
Buna ek olarak, para hızının (velocity of money) yeniden yükselmeye başladığına dikkat çekiyor. COVID döneminde yaratılan para kütlesinin piyasaya sürülmesinin, Fed Başkanı’nın işini zorlaştırdığını savunuyor. Sonuç olarak Hunt, Washington’un mali politikada acilen kısıtlamaya gitmesi gerektiğini, aksi takdirde enflasyonist baskıların kontrol edilemeyeceğini öngörüyor.