Hisse senedi piyasalarında özellikle yarı iletkenler ve bellek şirketlerinde görülen olağanüstü yükselişler dikkat çekerken, Adam Taggart ve VanEck CEO’su Jan VanEck, teknoloji sektöründeki bu “çılgınlığın” arkasındaki temel nedenleri analiz etti.
Teknoloji Hisselerinde Değerleme ve Kâr Artışı
Jan VanEck’e göre, günümüz piyasası son 80 yılın herhangi bir dönemine kıyasla çok daha pahalı bir seviyede bulunuyor. Özellikle Güney Kore borsasındaki bellek hisselerinin son 17 yıllık durgunluğun ardından aniden yükselmesi, piyasadaki ekstrem fiyat hareketlerini kanıtlıyor.
Ancak VanEck, bu yüksek değerlemelere rağmen iyimser kalmasının temel sebebinin devasa kâr büyümesi olduğunu belirtiyor. Analiste göre, çok trilyon dolarlık şirketlerin ulaştığı kâr rakamları inanılmaz seviyelerde.
Özellikle son çeyrek verileri incelendiğinde, Nvidia kârını %129, Alphabet %80 ve Meta %62 oranında artırdı. Bu durum, teknoloji kârlarının piyasanın geri kalanını tamamen geride bıraktığını gösteriyor.
Yapay Zeka Ekosisteminde Stratejik Gruplandırma
VanEck, teknoloji şirketlerini risk ve fırsat dengesine göre farklı kategorilere ayırıyor. İlk grup, dikey entegrasyona sahip olanlar. Bu grupta Alphabet, Amazon ve SpaceX gibi hem müşteriyle temas kuran hem de kendi modellerine ve işlem gücüne sahip şirketler yer alıyor.
İkinci grup ise teknoloji yığınının sadece bir kısmına sahip olanlar. Intel ve Qualcomm gibi işlemci üreticileri ile bellek şirketleri bu kategoride bulunuyor. VanEck, özellikle bellek şirketleri konusunda temkinli.
Analiste göre, bellek şirketlerinin kârları hacim artışından ziyade fiyat artışlarından kaynaklanıyor. Bu nedenle, bu şirketlerin uzun vadeli bir koruma kalkanına (moat) sahip olmadığını düşünüyor.
Son grup ise yazılım şirketleri. Burada Microsoft ve Apple gibi şirketlerin kâr büyümesi %10-20 aralığında seyrediyor. Ancak bu şirketler, yapay zeka modelleri ve işlem gücü için büyük oranda dış sağlayıcılara bağımlı durumdalar.
Hesaplama Gücü Talebi ve Gelecek Senaryoları
Analiste göre, hesaplama gücüne (compute) olan talep, arzın çok üzerinde seyretmeye devam ediyor. Talep, arzdan beş veya altı kat daha hızlı artıyor. Bu dengesizlik çözülene kadar piyasada kalmanın mantıklı olduğunu savunuyor.
VanEck, teknoloji şirketlerinin ortalama beklenen kâr büyümesinin %95, medyan değerinin ise %40 olduğunu vurguluyor.
Özellikle Alphabet örneği üzerinden, yapay zekanın iş modellerini nasıl dönüştürdüğünü anlatıyor. Google’ın artık sadece mavi bağlantılar sunan bir arama motoru değil, Gemini aracılığıyla doğrudan cevap veren bir ekosisteme dönüştüğünü belirtiyor.
Operasyonel Verimlilik ve Riskler
VanEck’e göre yapay zekanın temel vaadi, aynı veya daha az kaynakla çok daha fazlasını yapabilmektir. Google’ın kârlarının bu denli artmasının nedeni, gelirleri yükselirken yapay zeka sayesinde mühendislerin daha verimli çalışması ve maliyetlerin artmamasıdır.
Bunun yanı sıra, büyük teknoloji şirketlerinin risk sermayesi (venture capital) yatırımlarının da karlılığa katkı sağladığını hatırlatıyor. Örneğin, Google’ın SpaceX yatırımları veya Nvidia’nın ekosistem yatırımları gelir tablolarına pozitif yansıyor.
Sonuç olarak, tüm bilgisayar altyapısının yapay zeka odaklı donanım ve yazılım kombinasyonuna kayması, bu yüksek kâr rakamlarının sürdürülebilir olduğunu gösteriyor. Ancak ABD hükümetinin harcama oranları, uzun vadeli makro riskler arasında yer almaya devam ediyor.