Türkiye’nin döviz dengeleri ve küresel piyasalardaki hareketlilik sürerken, analist Barış Soydan güncel veriler ışığında Dolar kuru ve borsa beklentilerini değerlendirdi.
Cari Açık ve Döviz Baskısı
Türkiye’nin Mayıs ayı verileri, konut piyasasında dikkat çekici bir tersine dönme olduğunu gösteriyor. Türk vatandaşları Mayıs ayında yurt dışından 184 milyon dolarlık konut alırken, yabancıların Türkiye’den yaptığı konut alımı 143 milyon dolarda kaldı. Bu durum, konut özelinde yaklaşık 40 milyon dolarlık bir döviz çıkışına yol açtı.
Öte yandan, Mayıs ayı cari açığı beklentileri aşarak 1,5 milyar dolara ulaştı. 12 aylık toplam cari açık ise 37 milyar dolar olarak gerçekleşti. Barış Soydan’a göre cari açık, bir ülkenin döviz ihtiyacını belirlediği için doğrudan yerel para birimi üzerindeki değer kaybı baskısını artırıyor.
JP Morgan’ın Dolar ve Ekonomi Tahminleri
JP Morgan tarafından yayınlanan rapor, resmi cari açığa ek olarak 30 milyar dolara ulaşan net hata noksan çıkışlarına dikkat çekiyor. Analiste göre bu durum, Türkiye’yi geçmişteki kur krizleri öncesindeki riskli seviyelere, yani %3,9’luk milli gelir oranına yaklaştırmış durumda.
Buna karşın JP Morgan, ekonomideki yavaşlama nedeniyle döviz açığının kontrol edilebilir olduğunu savunuyor. Bankanın Dolar için öngördüğü takvim şu şekilde:
- Eylül 2026: 49 TL
- 2026 Yıl Sonu: 51,40 TL
- Mart 2027: 53,70 TL
- 2027 Yıl Sonu: 61,70 TL
Barış Soydan, bu tahminler gerçekleşirse doların 2027 sonuna kadar toplamda %31,5 artacağını belirtiyor. Ancak mevcut para piyasası fonlarının yıllık %47’nin üzerinde getiri sunduğunu, vergiler çıktıktan sonra bile net %35 civarı kazanç olduğunu vurguluyor.
Petrol Fiyatları ve Fed Faiz Senaryosu
Küresel piyasalarda Brent petrol fiyatlarının yeniden 80 dolar seviyesine dayanması, makro dengeleri değiştirdi. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimler ve İran’ın boğazı kapatması, arz endişelerini yeniden tetikledi.
Petrol fiyatlarındaki bu yükseliş, ABD’de enflasyonist baskıları artırabilir. Dolayısıyla piyasa, Fed’den sene sonuna kadar toplam 40 baz puanlık bir faiz artırımı beklemeye başladı. Fed’in faiz artırması, doların cazibesini artırırken altın ve gümüş fiyatlarını baskılayabilir.
Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçecek gemilerden %20 oranında ücret alacağını açıklaması, enerji maliyetlerini ve küresel enflasyonu daha da yukarı çekebilir.
Borsa İstanbul ve Risk Faktörleri
Küresel enerji krizi ve jeopolitik riskler borsa tarafında da etkisini gösterdi. Borsa İstanbul, Bank of America’nın 4,5 milyar liralık yoğun satışı ile %1,60 değer kaybederek 14.033 seviyelerini gördü. Özellikle ulaştırma endeksi %3,20 oranında sert bir düşüş yaşadı.
Analist Barış Soydan, piyasayı baskılayan diğer kritik unsurları şöyle sıralıyor:
- MSCI’ın Türkiye’yi gelişen piyasalar kategorisinden çıkarabileceği uyarısı ve bunun yaratabileceği 7 milyar dolarlık potansiyel yabancı çıkışı.
- Enflasyon eğiliminin %2’nin üzerinde seyretmesi nedeniyle Merkez Bankası’ndan faiz indirimi beklentisinin azalması.
- SPK’nın serbest fonlarla ilgili yapacağı yeni düzenlemeler.
Sonuç olarak, Borsa İstanbul için 14.000 ve 13.930 seviyeleri kritik destekler olarak izlenirken, yukarı yönlü hareketler için 14.300 direncinin aşılması bekleniyor.