Yatırım fonlarındaki likidite sorunları ve SPK’nın yeni düzenlemeleri piyasaları sarsarken, Barış Soydan son dönemdeki fon krizlerini ve borsa üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Yatırım Fonlarında Likidite Krizi ve SPK Düzenlemesi
Fon dünyasında karmaşa derinleşiyor. Pusula Portföy’ün temerrüde düştüğünü açıklamasıyla başlayan süreç, yatırımcıların ödemelerini alamamasıyla devam ediyor. Ancak asıl dikkat çeken gelişme Atlas Portföy’ün DFA serbest fonunda yaşandı. Son bir yılda %600 getiri sağlayan bu fon, fiyat hesaplamalarını ve ödemeleri artık ayda bir kez yapacağını duyurdu.
Analiste göre bu durum, SPK’nın 28 Ağustos’ta yayınladığı yeni düzenlemenin bir sonucudur. SPK, likidite krizi yaşayan serbest fonlara fiyat hesap gününü değiştirme imkanı tanımıştı. Atlas Portföy, bu rahatlıktan faydalanan ilk fon oldu.
Serbest Fonların Getiri Sırrı ve Riskleri
Söz konusu fonun yüksek getirisinin arkasında Işıklar Enerji Holding payları yatıyor. Fonun %53 oranında bu şirkete yatırım yapması, hissenin %1000 yükselmesiyle fon getirisini yukarı taşıdı. Ancak SPK’nın yeni rehberi, serbest fonların tek bir hisseye bu denli yoğunlaşmasını engelliyor.
Yeni kurallara göre, bir fonun içinde payı %5’i aşan hisselerin toplamı %20’yi geçemeyecek. Bu durum, yüksek oranlı hisse tutan fonların zorunlu satış yapmasını gerektirecek. Barış Soydan’a göre bu satışlar getirileri azaltabilir ve yatırımcı kaçışını tetikleyerek likidite krizini derinleştirebilir.
Uyum süreci ise şu şekilde planlandı:
- 31 Ekim’e kadar hisselerin 1/3’ü yeni oranlara çekilecek.
- 30 Kasım’a kadar bir 1/3’lük kısım daha düzenlenecek.
- 31 Aralık’a kadar tüm fonlar SPK sınırlarına tam uyum sağlayacak.
Para Piyasası Fonlarındaki Gizli Tehlike
Para piyasası fonları kağıt üzerinde düşük riskli (seviye 1 veya 2) görünse de gerçekte durum farklı. Analist, bu fonların aslında riskli hisse repo işlemleri yaptığını belirtiyor. Bir kurum, topladığı fonları kendi portföy yönetim şirketine yönlendirerek hisse fiyatlarını zıplatabiliyor.
Ancak piyasada düşüş başladığında, teminat olarak verilen hisseler hızla değer kaybediyor. Sonuç olarak, düşük riskli olduğu düşünülen para piyasası fonları ödemelerini yapamaz hale geliyor.
Altın ve Fed Faiz Beklentileri
Küresel piyasalarda gözler Fed’in faiz kararına çevrilmiş durumda. Ons altın şu an 4.350 dolar seviyelerinde seyrediyor. Piyasada faiz artırımı fiyatlansa da uzun vadeli beklentiler pozitif kalmaya devam ediyor.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın açıklamaları da bu tezi destekliyor. Karahan, merkez bankalarının rezervlerinde altının payının 2020’lerde %11’den %29’a yükseldiğine dikkat çekti. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası rezervlerin dondurulması, ülkeleri altına yöneltti.
Fed’in kısa vadeli faiz artırımları volatilite yaratsa da merkez bankalarının yapısal altın talebi uzun vadeli yükselişi destekliyor.
Konut Fiyatlarında Reel Düşüş ve Borsa Çöküşü
Türkiye’de sıkı para politikası etkilerini gösteriyor. TCMB verilerine göre konut fiyatları aylık ortalama %0.9 artarken, bu oran enflasyonun altında kaldığı için reel düşüş sürüyor. Yıllık fiyat artışı ise %23 seviyesinde.
Öte yandan borsa tarafında “Kara Çarşamba” yaşandı. Endeks bir ara %7,5 düşüşle devre kesmek zorunda kaldı ve günü %5.54 kayıpla 13.122 puandan kapattı. Bankalar %6.38, sanayi ise %5.79 oranında değer kaybetti. Bu sert düşüşün temel nedeni, fonların elindeki kağıtlarda gerçekleştirdiği ağır satışlar oldu.
Sonuç olarak, önümüzdeki dönemde Fed’in faiz sinyalleri ve SPK’nın fon düzenlemelerine uyum süreci piyasaların yönünü belirleyecektir.