Tahvil piyasalarındaki son hareketlilikle birlikte Benjamin Cowen, 10 yıllık tahvil getirilerindeki yükselişin seyri ve faiz oranlarının ne zaman zirve yapabileceğine dair detaylı bir analiz paylaştı.
10 Yıllık Tahvil Getirileri ve Zirve Beklentisi
10 yıllık tahvil getirileri son dönemde önemli başlıklar oluşturdu. Getiriler halihazırda %5,3 seviyesine kadar yükselmiş durumda. Benjamin Cowen, daha önce belirttiği %5’lik yumuşak hedef seviyesinin aşıldığını ifade ediyor.
Analiste göre mevcut yükseliş trendinin Kasım ayının ortasına kadar tamamlanması bekleniyor. Ancak bu sürecin kesin bir bilim olmadığını hatırlatan Cowen, tarihsel verilere dikkat çekiyor. Özellikle son iki ara seçim yılında, zirve noktasının Ekim başı ile Kasım ortası arasında gerçekleştiğini belirtiyor.
Tarihsel Karşılaştırmalar ve Enflasyon Etkisi
Cowen, mevcut tabloyu 2018 yılındaki ara seçim dönemiyle kıyaslıyor. O dönemde 10 yıllık getirilerin benzer bir yol izlediğini ve Ekim başında zirve yapıp Kasım ortasında daha düşük bir tepe oluşturduğunu savunuyor.
2022 yılına bakıldığında ise durum farklılık gösteriyor. O dönemde enflasyon çok daha belirgin bir sorun olduğu için getiriler çok daha sert yükselmişti. Buna karşın günümüzde enflasyonun aynı düzeyde bir endişe yaratmaması, yükselişin 2022’ye kıyasla daha sınırlı kalmasını sağladı.
Fed Toplantısı ve Piyasa Beklentileri
28 Ekim’de gerçekleşecek olan Fed toplantısı, piyasalar için kritik bir dönemeç olarak görülüyor. Tarihsel olarak getirilerdeki zayıflık belirtileri genellikle bu dönemlerde ortaya çıkıyor. Özellikle Kasım ortasından Aralık ayına kadar getirilerin düşüşe geçtiği gözlemleniyor.
Getirilerdeki sert yükselişin temel nedeni, piyasanın fiyatladığı faiz artışlarının artık devre dışı kalması olabilir. Örneğin, bir hafta önce Ekim ayında bir artış olasılığı %64 iken, bu oran şu an %17,7 seviyesine geriledi.
Tahvil Piyasasındaki Riskler ve Senaryolar
Bond marketi, Fed’in yeterince agresif davranmadığına dair bir endişe taşıyor. Analiste göre 10 yıllık getiriler, Fed’in nötr faiz oranına geri döneceğine ikna olmadan kolayca düşmeyebilir.
Kötü bir enflasyon raporu gelmesine rağmen Fed’in faiz artırmaması, tahvil piyasasında “zirve korku” (peak fear) seviyelerini tetikleyebilir.
Cowen, iş gücü piyasasındaki işsizlik artışının gerçek işten çıkarmalardan ziyade, iş gücüne katılım oranının artmasından kaynaklandığını vurguluyor. Bu durum, tahvil piyasasının Fed’e olan güvensizliğini artırabilir.
Kısa ve Uzun Vadeli Faiz Öngörüleri
Benjamin Cowen, uzun vadede (önümüzdeki 10-20 yıl) faizlerin daha yüksek seviyelere çıkabileceğini öngörüyor. Ancak kısa vadeli yerel zirvenin önümüzdeki FOMC toplantısı civarında oluşabileceğini düşünüyor.
Getiriler %5,3’ü gördü. Analist, seviyelerin %5,4, %5,5 veya %5,6 bandına kadar çıkabileceğini kabul ediyor. Buna rağmen, Kasım başına kadar yerel zirvenin oluşmuş olacağını varsaymanın mantıklı olduğunu savunuyor.
Sonuç olarak, ara seçimlerin ardından, özellikle Kasım ortasından itibaren faizlerin geri çekilmeye başlaması bekleniyor. Bu süreçte piyasaların en yüksek belirsizlik ve korku seviyelerine ulaşması muhtemel görünüyor.