Küresel piyasalarda hareketlilik sürerken analist Cihat Çiçek, altın fiyatlarındaki geri çekilmelerin tarihsel fırsatlara işaret ettiğini ve doların uzun vadeli alım gücü kaybını değerlendirdi.
Altın ve Gümüşte Fiyat Hareketleri
Analiste göre, mevcut piyasa koşulları 1970’li yılların sonundaki yapıya benziyor. Özellikle altın fiyatlarındaki derinleşen geri çekilmelerin, yıl sonuna kadar kısa sürede 8.000 dolar seviyesine kadar fırlama potansiyeli taşıdığını savunuyor.
Buna karşın, piyasada kağıt altın ile fiziki altın ayrımına dikkat çekiyor. Kağıt altın manipülasyona açıkken, merkez bankalarının fiziki alımlarının sürdüğünü belirtiyor. Örneğin Çin’in Haziran ayında 15,5 ton, Polonya’nın ise 700 ton hedefine yaklaştığını vurguluyor.
Gümüş tarafında ise fiyatların geçen yılki 38,41 cent seviyelerinden 60 dolarlara yükseldiğini hatırlatıyor. Özellikle maden üreticilerinin, maliyetleri düşük olduğu için bu fiyat seviyelerinde yüksek kâr marjları yakaladığını ifade ediyor.
Doların Alım Gücü ve Rezerv Para Riski
Cihat Çiçek, önümüzdeki 10 yıl içinde doların alım gücünün %75 oranında azalacağını öngörüyor. Bu durumun temel nedeni, yıllık %7-7,5 civarındaki dolar enflasyonudur. Dolayısıyla sadece dolarda bekleyen yatırımcıların reel olarak zarar edeceğini savunuyor.
Analiste göre gerçek para sadece altındır. Bunu kanıtlamak için goldprice.org verilerine dayanarak altının; Japon Yeni, Hindistan Rupisi ve Euro gibi tüm majör para birimleri karşısında yıllık ortalama %7 ile %13 arasında değer kazandığını belirtiyor.
Türkiye’de Faiz ve Kur Baskısı
Türkiye’deki mevcut faiz politikalarının sanayi üretimini baskıladığını ve şirketleri iflas riskine sürüklediğini belirtiyor. Şu anki %40 civarındaki faiz oranlarının, enflasyon yüksek olduğu sürece bir miktar koruma sağladığını ancak sürdürülemez olduğunu savunuyor.
Analiste göre, faizlerin aniden %20 seviyelerine düşürülmesi durumunda, baraj kapaklarının açılması gibi sert bir kur sıçraması yaşanabilir.
Bu senaryoda Dolar kurunun hızla yükselerek döviz cinsi varlıkların gerçek değerini ortaya çıkaracağını öngörüyor. Ayrıca bütçenin faiz giderlerinin %7’lerden %17-18 seviyelerine çıkmasının ciddi bir ekonomik sorun olduğunu vurguluyor.
Yatırım Stratejisi ve Varlık Yönetimi
Analist, döviz cinsi varlıkların şu an muazzam ucuz olduğunu ifade ediyor. Ancak bu düşük fiyatların, yüksek faizle gelen yabancı sermaye (tefeci parası) tarafından desteklendiğini belirtiyor. Bu sermaye çıktığı anda varlık fiyatlarının hızla yukarı gideceğini savunuyor.
Sonuç olarak, gerçek enflasyonun hissedildiği bir ortamda sabit getirili araçlar yerine, uzun vadede değerini koruyan fiziki varlıklara odaklanılması gerektiğini belirtiyor. Özellikle faiz indirim sürecinin başlayacağı tarih, kur tablosunu tamamen değiştirebilir.