Kısa vadeli dalgalanmalar sürerken analist Cihat Çiçek, 14 Temmuz 2026 tarihli değerlendirmesinde altın ve gümüş rezervlerinin korunması ile yeni yatırım stratejilerini paylaştı.
Değerli Metallerde Portföy Yönetimi
Analiste göre değerli metaller, serveti korumak ve güvence sağlamak için temel araçlardır. Cihat Çiçek, kendi portföyünde gümüş rezervlerini 10 kiloya indirerek aradaki farkla altın miktarını artırdığını belirtti. Ancak bu hamlenin kişisel bir tercih olduğunu vurguluyor.
Uzun vadeli hedefinde ev almayı planlayan analist, bu süreçte varlıklarını %70 altın ve %30 gümüş şeklinde dağıttığını ifade etti. Özellikle gümüş için “zıpkın” benzetmesi yapan Çiçek, bu madenin altına göre çok daha sert ve hızlı hareket ettiğini savunuyor.
Altın Hedefleri ve Alım Gücü
Altının dolar bazlı performansının son üç yılda oldukça hızlı ilerlediğini belirten analist, verilerle bu durumu açıklıyor. 2023’te %13, 2024’te %26 ve 2025’te %66,5 oranında artışlar yaşandığını kaydediyor. 2026 yılındaki %7,5’lik düşüşe rağmen toplam artışın yaklaşık %98 olduğunu hesaplıyor.
Teknik analiz uzmanlarının ve kendisinin uzun vadeli perspektifinde altın için 12.000-13.000 dolar seviyelerinin konuşulduğunu belirtiyor. Ancak bu yükselişin yatırımcıyı 3-4 kat zenginleştirmeyeceğini, sadece paranın değerini koruyacağını savunuyor.
Altın artmaz, sadece paranın değerini korur; bugün bir lüks takım elbise alabilen bir ons altın, gelecekte 12.000 dolar olduğunda da yine aynı lüks takım elbiseyi alabilmenizi sağlar.
Yatırım Fonları ve Sektörel Tercihler
Fiziki varlık stoklarını tamamladığını söyleyen Cihat Çiçek, artık “kağıt varlıklara” yani yatırım fonlarına yöneldiğini açıkladı. Bu kapsamda teknoloji, ilaç ve çeşitli emtiaları içeren yaklaşık 20 farklı fon almayı planlıyor.
Analist, özellikle Brent petrol ve diğer fosil yakıt fonlarını uzun vadeli olarak artırma kararı aldığını belirtti. Dünyanın hala petrole bağımlı olduğunu ve yenilenebilir enerji yatırımlarına rağmen petrol kullanımının sadece %2 oranında düştüğünü vurguluyor.
Enflasyon Riski ve Küresel Senaryolar
Küresel piyasalarda, özellikle ABD ve İran arasındaki gerginliklerin petrol fiyatlarını etkileyebileceğini öngörüyor. Trump’ın Körfez’den çıkan gemilerden %20 oranında kesinti yapma ihtimalinin fiyatları yukarı çekebileceğini savunuyor.
Türkiye özelinde ise enflasyon beklentilerinin karamsar olduğunu ifade ediyor. Bazı portföy yönetim şirketlerinin öngördüğü %33,3’lük değer kaybı riskine dikkat çekiyor. Buna karşın, reel anlamda ucuz kalan varlıkların şu an tam alım zamanı olduğunu belirtiyor.
Sonuç olarak, 2026 yılında enflasyonun düşme umudunun kalmadığını düşünen analist, yatırımcıların fiziksel güvenceleri tamamladıktan sonra stratejik fonlara yönelmesinin önemini vurguluyor.