Küresel piyasalarda panik havası hakimken analist Cihat Çiçek, varlık fiyatlarındaki düşüşlerin stratejik bir toplama fırsatı sunduğunu belirtti. Çiçek’e göre mevcut piyasa hareketleri bir tiyatro sahnesini andırıyor ve gerçek verilerle fiyatlar arasında ciddi bir kopukluk bulunuyor.
Petrol ve Enerji Piyasalarındaki Çelişki
Analiste göre piyasalarda mantık dışı bir seyir izleniyor. Özellikle Babü’l-Mendeb Boğazı’ndan gemi geçişlerinin durması ve Yemen’deki petrol pompa istasyonlarının hedef alınması kritik bir durum. Dünya petrol arzının %7’sini sağlayan bir bölgenin devre dışı kalmasına rağmen Brent petrol fiyatlarının 87 dolar seviyelerine gerilemesi dikkat çekiyor.
Cihat Çiçek, bu düşüşün temel nedeninin kağıt üzerinde yapılan satışlar olduğunu savunuyor. Ancak bu durumun yatırımcılar için bir avantaj olduğunu belirterek fiyatların 75 veya 65 dolar seviyelerine kadar inebileceğini öngörüyor. Analist, bu seviyeleri toplama fırsatı olarak değerlendiriyor.
Teknoloji Hisseleri ve Yapay Zeka Balonu
Asya piyasalarındaki çöküşün, özellikle Kore borsasındaki iki büyük hissenin %9 ve %11 oranında değer kaybetmesinin küresel etkileri olduğunu vurguluyor. Bu durumun doğrudan Amerikan Nasdaq piyasasını ve çip senetlerini etkilediğini belirtiyor. Analiste göre yapay zeka adı altında dönen sermaye akışı, aslında şirketlerin kendi aralarında oluşturduğu bir döngüden ibaret.
Sermaye yetersizliği nedeniyle bu çiplerin ömrünün 2-3 yıl içinde dolabileceğini ve demode olacağını savunuyor. Dolayısıyla Amerikan teknoloji hisselerindeki düşüşün beklenen bir gelişme olduğunu ifade ediyor. Bu süreçte borsa tarafında da benzer etkiler görülebileceğini ekliyor.
Altın ve Gümüş İçin Hedef Seviyeler
Kısa vadeli dalgalanmaların uzun vadeli trendi değiştirmeyeceğini belirten Çiçek, altın ve gümüş için stratejisini paylaştı. Amerika’daki Fed toplantısında faizlerin 0.25 puan artırılması durumunda altının 4.000 dolar altına, gümüşün ise 53 dolar seviyelerine gerileyebileceğini öngörüyor.
Analist, altın fiyatları 3.500 dolara kadar düşse bile elindeki varlıkları satmayacağını, çünkü dünyanın büyük bir resesyona veya stagflasyona doğru gittiğini savunuyor.
Merkez Bankalarının Altın Stratejisi
Deutsche Bank raporlarına atıfta bulunan analist, dünya merkez bankalarının elinde yaklaşık 5 trilyon dolar değerinde altın bulunduğunu belirtti. Merkez bankalarının %80’inin alıcı konumunda olduğunu ve bu rezervlerin daha da artırılmak istendiğini vurguluyor. Özellikle Çin Merkez Bankası’nın 20 aydır peş peşe altın ithal etmesi ve son ayda 147 ton ekleme yapması dikkat çekici.
Çin’in 2050 yılına kadar dünyanın en büyük ekonomisi olma hedefi doğrultusunda rezervlerini altınla doldurduğunu ifade ediyor. Bu yapısal talep, fiyatlardaki geçici düşüşlerin kalıcı olmayacağının en büyük kanıtı olarak sunuluyor.
Küresel Riskler ve Fiziki Varlıklar
Japonya’nın Amerika’nın borçlarını finanse eden bir “ATM” konumuna geldiğini ve Japon Yeni’nin dolar karşısında ciddi değer kaybettiğini belirten Çiçek, bu durumun küresel bir felakete yol açabileceği uyarısını yapıyor. Ayrıca Türkiye’deki kapasite raporlarının kötü olduğunu ve Çinli bankaların (ICBC gibi) şubelerini kapatmaya başladığını aktarıyor.
Sonuç olarak, stagflasyon ve hiperenflasyon risklerine karşı en güvenli limanın fiziki varlıklar olduğunu savunuyor. Özellikle gram altın ve benzeri nakite yakın ama fiziksel karşılığı olan varlıkların, önümüzdeki 10 yıllık süreçte koruyucu kalkan olacağını öngörüyor.