Küresel jeopolitik risklerin tırmandığı bir dönemde analist Cihat Çiçek, Orta Doğu’daki son saldırıların ve ekonomik verilerin altın fiyatları üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Orta Doğu’daki Gerilim ve Savaş Riski
Analiste göre, Hutilerin Suudi Arabistan’daki rafinerileri ve gaz tesislerini hedef alan saldırıları bölgeyi yeniden savaşın eşiğine getirdi. Özellikle Saudi Aramco’nun Berry Gaz tesislerindeki yangınların NASA uyduları tarafından görüntülenmesi, durumun ciddiyetini kanıtlıyor.
Cihat Çiçek, ABD’nin bölgedeki stratejik hatalarına ve füze stoklarının tükenmiş olmasına dikkat çekiyor. Ayrıca, İran’ın talep ettiği savaş tazminatı ve geçiş ücretleri gibi maddelerin, ABD için bir “Sevr Anlaşması” niteliği taşıyabileceğini savunuyor.
Çin’in Altın Stratejisi ve Fiyat Beklentileri
Çin piyasalarından gelen veriler, fiziki altına olan talebin muazzam düzeyde arttığını gösteriyor. Analiste göre, Çin’deki fiziki altın fiyatlarının onsta 4.631 dolar seviyesine karşılık geldiği görülüyor.
Bu durum, Çin’in dünyadaki para sistemini değiştirme isteğinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Özellikle Londra’daki altın rezervlerinin Çin’e çekilmesi, büyük bir finansal oyunun parçası olarak görülüyor. Bu nedenle, piyasalarda kısa vadede ciddi bir kargaşa yaşanabileceğini öngörüyor.
Küresel Borç Krizi ve Güvenli Limanlar
Analist, ABD’nin borç stokunun 40 trilyon dolar seviyesine ulaştığını ve yakın zamanda 50 trilyon dolara çıkacağını belirtiyor. Faizlerin yükselmesiyle birlikte, düşük faizli eski borçların maliyetinin roket hızıyla artacağını vurguluyor.
Savaşların arttığı ve devlet borçlarının rekor kırdığı bir ortamda, fiziki varlıklar tek gerçek savunma yöntemidir.
Özellikle Japonya’daki sigorta şirketlerinin devlet tahvillerine olan bağımlılığının, tahvillerin çökmesi durumunda büyük bir risk yaratacağını savunuyor. Bu yapısal çöküş senaryosu, yatırımcıları tekrar altın ve gümüş gibi güvenli limanlara yönlendiriyor.
Portföy Yönetimi ve Savunma Stratejisi
Cihat Çiçek, “dere geçerken at değiştirilmez” diyerek mevcut yatırım stratejisinin korunması gerektiğini ifade ediyor. Analiste göre, merkez bankalarının kontrolsüz para basımı ve artan savaş riski, değerli madenlerin yükseliş trendini destekliyor.
Türkiye tarafında ise TCMB’nin Temmuz ayının son iki haftasında 30.7 ton altın geri alması olumlu bir gelişme olarak kaydediliyor. Ancak analist, bu alımların döviz likiditesi bulunduğunda yapıldığını hatırlatıyor.
Gelecek Senaryoları ve Riskler
Savunma sanayisindeki teknolojik dönüşümün, balistik füzelerden lazer silahlarına kaydığını belirten analist, bu sektörün dünyada en hızlı büyüyen alan olduğunu söylüyor. Ancak bu teknolojik yarışın beraberinde daha büyük yıkım riskleri getirdiğini ekliyor.
Sonuç olarak, Eylül ve Ekim aylarına girerken jeopolitik gerilimlerin ve küresel borç krizinin derinleşmesi, fiziki varlıkların önemini artırabilir. Özellikle Çin’in hamleleri ve Orta Doğu’daki enerji tesislerine yönelik saldırılar, tablonun yönünü belirleyecek temel unsurlardır.