Piyasalardaki mevcut durumu değerlendiren analist Cihat Çiçek, 20 Ekim 2026 tarihli analizinde borsa piyasasındaki sert düşüşleri, jeopolitik riskleri ve değerli metallerdeki stratejik konumlanmayı ele aldı.
Borsa ve Düşen Bıçak Stratejisi
Analiste göre finans piyasalarında “düşen bıçak tutulmaz” kuralı şu an için geçerliliğini koruyor. Fiyatlar hızla çakılırken dipten alma çabasının riskli olduğunu vurguluyor. Özellikle son dönemde endeksin sert hareketlerle değer kaybettiğine dikkat çekiyor.
Buna karşın, yatırımcıların sadece fiyat düşüşüne değil, yükselişin başladığına dair sinyallere odaklanması gerektiğini savunuyor. Özellikle Aselsan gibi milli savunma sanayii şirketlerinde görülen düşüşlerin, enflasyon karşısında ciddi bir değer kaybı anlamına geldiğini belirtiyor.
BIST’in Dolar Bazlı Kayıpları
Cihat Çiçek, borsa endeksinin dolar bazlı performansının oldukça kötü bir seyir izlediğini ifade ediyor. Endeksin geçmişte 4-5 dolar seviyelerini gördüğünü ancak şu anki hesaplamalara göre 2.20 dolar seviyelerine kadar gerilediğini belirtiyor.
Analiste göre bu durum, yatırımcıların 30 yıl geriye gitmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla, sadece BIST 30 veya BIST 100 gibi büyük şirketlere güvenerek emeklilik planı yapmanın şu aşamada riskli olduğunu savunuyor.
Jeopolitik Riskler ve Küresel Piyasalar
Küresel ölçekte ise savaşların yayılması ve devlet borçlarının sürdürülemez boyuta ulaşması nedeniyle bir “kara pazartesi” riskinin bulunduğunu söylüyor. Özellikle ABD ve İran arasındaki gerilimlerin petrol fiyatlarını etkileyebileceğini öngörüyor.
Öte yandan, internet altyapısının (deniz altı kablolarının) hedef alınması durumunda bankacılık ve kargo sistemlerinin tamamen çökebileceği uyarısında bulunuyor. Bu durumun sadece sosyal medya erişimini değil, tüm finansal transferleri durdurabileceğini vurguluyor.
Altın ve Gümüş Yatırım Senaryosu
Değerli metaller tarafında ise farklı bir strateji öneriyor. altın için “düşen bıçağı tutarım” diyerek, fiyatlar geriledikçe alım yapmanın mantıklı olduğunu savunuyor. Özellikle devletlerin rezervlerinde altına sığınmasının güven verici olduğunu belirtiyor.
Analist, altın fiyatlarının 4.200 dolar seviyelerinde dahi alım fırsatı sunduğunu, hatta daha derin düşüşlerin (örneğin 3.100 dolar) yaşanması durumunda alımların artırılması gerektiğini ifade ediyor. Ancak gümüş için aynı kesinlikte konuşmuyor.
Döviz Beklentileri ve Kapanış
Dolar tarafında ise ay sonuna kadar 50 TL seviyesinin test edilmesini bekliyor. Yabancı yatırımcılara verilen mesajların ve piyasa dinamiklerinin bu yükselişi hızlandırabileceğini öngörüyor.
Analiste göre, piyasalarda gerçek bir toparlanma için yüzeysel düzenlemeler değil, şeffaf ve köklü bir temizlik operasyonunun gerçekleşmesi şarttır.
Sonuç olarak, önümüzdeki Haziran ayına kadar piyasalarda ciddi bir rahatlama beklenmiyor. Özellikle döviz kurlarındaki hızlanma ve küresel siyasi belirsizlikler, yatırım stratejilerini belirleyen temel unsurlar olmaya devam edecek.