Yüksek faiz ortamının piyasalardaki etkilerini değerlendiren analist Cihat Çiçek, özellikle devlet tahvillerindeki fırsatlara ve küresel jeopolitik risklere dikkat çekti.
Devlet Tahvilleri ve Faiz Getirisi Senaryosu
Analiste göre şu an piyasada tarihi bir dünya rekoru faiz dönemi yaşanıyor. Özellikle 2 yıllık devlet tahvillerinde %42 civarında bir faiz oranı mevcut. Cihat Çiçek, bu veriyi yapay zeka ile simüle ettiğinde, mevcut 47 liralık dolar kurunun iki yıl sonra bu tahvil getirisiyle 96 liraya ulaştığını belirtiyor.
Buna karşın, yatırımcıların sadece dövizde kalmasının riskli olduğunu savunuyor. Eğer dolar önümüzdeki iki yıl içinde 100 liraya çıkmayacaksa, devlet garantili tahvillerin çok daha mantıklı bir seçenek olduğunu vurguluyor. Ayrıca, kısa vadeli para piyasası fonlarının, faizlerin tek veya çift haneye düşmesi durumunda getiri kaybı yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
Reel Getiri ve Enflasyon Beklentisi
Analist, Merkez Bankası’nın enflasyon tahminleri üzerinden bir hesaplama yaptığında, %42’lik faizden enflasyon arındırıldığında reel olarak %38 kazanç sağlandığını ifade ediyor. Ancak bu durumun dünyadaki standartların çok üzerinde bir getiri olduğunu belirtiyor.
Öte yandan, kurun sabit tutulması için verilen bu yüksek faizlerin şirketleri iflasa sürüklediğini ve sermaye çıkışlarını hızlandırdığını savunuyor. Dolayısıyla, yatırımcıların bu yüksek faiz oranlarından istifade etmesi gerektiğini ancak sistemin yarattığı kırılganlığın farkında olunması gerektiğini ekliyor.
Küresel Savaş Riskleri ve Emtia Piyasaları
Jeopolitik tarafta ise durumun oldukça kritik olduğunu belirten Cihat Çiçek, Orta Doğu’daki gerilimin tırmandığını söylüyor. Özellikle İran ve ABD arasındaki çatışmaların, Hürmüz Boğazı ve Süveyş Kanalı gibi kritik geçiş noktalarını tıkama riski taşıdığını vurguluyor.
Bu durumun enerji ve gıda fiyatlarını doğrudan etkileyeceğini savunuyor. Rusya’nın Odessa limanına abluka uygulama ihtimaliyle birlikte dünyada büyük bir gıda sorununun kapıda olduğunu belirtiyor. Ayrıca, gram altın ve gümüş fiyatlarının bu kaos ortamında yükseliş eğiliminde olduğunu ifade ediyor.
Portföy Yönetimi ve Varlık Stratejisi
Analiste göre, büyük bir devalüasyon ihtimaline karşı yatırımcıların şimdiden kararlı olması gerekiyor. Nakit varlıkların, fiyatların henüz yansımadığı gayrimenkullere veya ihracat potansiyeli yüksek şirketlerin hisselerine kaydırılabileceğini öneriyor.
Özellikle döviz bazlı varlıkların korunması gerektiğini belirten analist, parayı sadece kağıt dolar olarak tutmak yerine, dolar cinsi varlıklarda değerlendirmenin önemini vurguluyor.
Son olarak, Çin ve Hindistan’ın altın politikalarındaki değişikliklerin, altın fiyatlarının bir daha düşük seviyelere inmeyeceğinin bir işareti olduğunu savunuyor. Sonuç olarak, hem yerel faiz fırsatlarının hem de küresel risklerin eş zamanlı takip edilmesi gereken bir döneme girildiğini belirtiyor.