Piyasalardaki güncel seyri değerlendiren analist Cihat Çiçek, 3 Ağustos 2026 tarihli analizinde enflasyon verilerinin etkilerini ve tarih boyunca uygulanan farklı tasarruf sistemlerini ele aldı.
Enflasyon Verileri ve Parasal Genişleme
Analiste göre bugün açıklanacak olan TÜİK verilerinin, Ocak ayındaki maaş zamlarını doğrudan etkileyeceği öngörülüyor. İstanbul Ticaret Odası’nın verileri %2 seviyelerinde gelirken, TÜİK’ten %187 ile %190 arasında bir rakam bekleniyor. Ancak Cihat Çiçek, resmi veriler ile ENAG gibi özel kuruluşların verileri arasında %20’ye yakın ciddi bir fark olduğunu vurguluyor.
Analist, enflasyonun temel nedeninin piyasadaki fiyatlar değil, kontrolsüz parasal genişleme olduğunu savunuyor. Devletlerin para basarak sistemi desteklemesinin yapay bir enflasyon yarattığını belirtiyor. Buna karşın, parasal genişleme durdurulmadığı sürece gerçek bir düşüşün imkansız olduğunu ifade ediyor.
Faiz Sistemi ve Gizli Vergi Mekanizması
Cihat Çiçek, devletlerin para basma gücüne sahipken piyasadan faizle borçlanmasını bir çelişki olarak nitelendiriyor. Analiste göre bu durumun temel sebebi, piyasadaki fazla parayı geri çekerek enflasyonun %150-200 seviyelerine çıkmasını engelleme çabasıdır.
Öte yandan, enflasyonun aslında bir “gizli vergi” olduğunu savunuyor. Siyasetçilerin vergileri doğrudan artırmak yerine, enflasyon yoluyla halkın alım gücünü düşürerek dolaylı yoldan kaynak sağladığını iddia ediyor.
Küresel Tasarruf ve Birikim Gelenekleri
Analist, finansal sistemlerin sadece modern bankacılıkla sınırlı olmadığını belirterek farklı kültürlerdeki birikim yöntemlerine değiniyor. Japonya’daki Kakeibo geleneğinde, harcamaların dijital araçlar yerine elle deftere yazılmasının beyin algısını güçlendirdiği ve tasarrufu artırdığı ifade ediliyor. Ayrıca Japon kültüründeki “Kaizen” (sürekli iyileştirme) felsefesinin harcamaları optimize etmek için kullanıldığını anlatıyor.
Musevi kültüründeki “üç kavanoz” sistemine göre ise gelirler şu şekilde bölünüyor:
- %10 Sadaka (bağışlar için),
- %10 Yatırım ve birikim,
- %80 Tüketim.
Toplumsal Dayanışma ve Rosca Sistemleri
Dünya genelinde bankasız kredi sistemleri olan “Rosca” (Dönemsel Birikim ve Kredi Birlikleri) yapılarına dikkat çeken analist, bu sistemlerin birçok kültürde karşılığı olduğunu belirtiyor. Latin Amerika ve Afrika’daki Tandas ve Esusu sistemleri ile Kore’deki K sisteminin, insanların büyük masrafları imece usulüyle karşılamasını sağladığını aktarıyor.
Bu sistemlerdeki temel güvence hukuki yaptırımlar değil, toplum baskısı ve itibar kaybı korkusudur.
Anadolu’daki Finansal Gelenekler ve Tarihi Tartışmalar
Anadolu’da da benzer yapıların Selçuklu ve Osmanlı döneminden beri var olduğunu belirten Çiçek, Ahilik teşkilatındaki “orta sandıkları” örneğini veriyor. Bu sandıkların, esnafa faizsiz kredi (karz-ı hasen) sağlayarak bir sigorta görevi gördüğünü ifade ediyor.
Analist ayrıca, Osmanlı’daki “para vakıfları” üzerinden dönen büyük teorik tartışmalara değiniyor. Çivizade ve Ebu Suud Efendi arasındaki bu tartışmanın, nakit paranın vakfedilip edilemeyeceği ve bunun faiz (riba) olup olmadığı üzerine yoğunlaştığını anlatıyor.
Sonuç olarak, 1545’te yasaklanan bu vakıfların, piyasada nakit krizine yol açması üzerine 1548’de tekrar serbest bırakıldığını belirtiyor. Günümüzdeki finansal tartışmaların ve pragmatik çözümlerin, aslında yüzyıllar öncesinin bir tekrarı olduğunu savunuyor. Özellikle gram altın ve gümüş gibi değerli metallerin hakim olduğu dönemlerde enflasyonun, bugünkü kağıt para sistemindeki gibi yıkıcı olmadığını vurguluyor.