Piyasalardaki güncel gelişmeleri değerlendiren analist Cihat Çiçek, 18 Eylül 2026 tarihli analizinde Türkiye’deki fon krizini, küresel faiz artışlarını ve enflasyonla mücadele yöntemlerini ele aldı.
Fon Krizinde Tasfiye Süreci ve Riskler
Türkiye’de yaklaşık 353.000 yatırımcının 21,4 milyar dolar tutarındaki varlığının fonlarda hapis kaldığını belirten Cihat Çiçek, balonun büyük bir şekilde patladığını vurguluyor. Analiste göre, 7 fon yönetiminin itirazları sürerken, devlet bu fonların yönetimini İş Bankası ve Ziraat Bankası’nın kayyumluğuna devretti.
Tasfiye sürecinin 3 ay süreceği öngörülüyor. Ancak bu sürenin sonunda yatırımcıların ellerine ne kadar para geçeceği konusunda net bir garanti bulunmuyor. Cihat Çiçek, bu durumun ülke ekonomisine ciddi bir darbe vurduğunu ve yabancı sermaye güveninin zedelendiğini savunuyor.
Küresel Faiz Artışları ve Enflasyon İlişkisi
Dünya genelinde faiz artırımlarının sürdüğünü hatırlatan analist, Japonya’nın %0,25 oranında faiz artışı yaptığını belirtti. Ancak Cihat Çiçek, tek başına faiz artırmanın enflasyonu durdurmaya yetmeyeceğini savunuyor.
Profesör Steve Hanke’nin görüşlerine atıfta bulunan analist, enflasyonu düşürmek için asıl önemli olanın parasal genişlemenin durdurulması olduğunu ifade ediyor. Özellikle devletlerin para basma hızını azaltmadığı sürece faiz artırımlarının etkisiz kalacağını öne sürüyor.
Türkiye İçin Parasal Daralma Fırsatı
Fonlarda hapis kalan yaklaşık 21 milyar doların piyasadan çekilmesinin, Türkiye için beklenmedik bir fırsat yaratabileceğini belirten Cihat Çiçek, bu durumun doğal bir parasal daralma yarattığını söylüyor. Eğer bu para hızla piyasaya dönmezse, tüketimin azalmasıyla enflasyonun sert şekilde düşebileceğini öngörüyor.
Buna karşın, bu durumun etkilerinin hemen görülmeyeceğini, enflasyon rakamlarının genellikle 10 ay geriden geldiğini hatırlatıyor. Ayrıca, parası sıkışan yatırımcılar için özel kredi kanallarının açılması gerektiğini savunuyor.
Yatırım Stratejileri ve Değerli Metaller
Küresel faiz artışlarının borsaları sıkıştırması gerekse de, piyasaların başlangıçta bunu “hükümet gerekeni yapıyor” şeklinde algılayarak olumlu karşıladığını ifade ediyor. Ancak faiz artışları daha sertleşirse borsaların ciddi şekilde gerileyeceğini öngörüyor.
altın ve gümüş tarafında ise reel faizlerin önemine dikkat çekiyor. Analiste göre, faizler gerçek enflasyonun üzerine çıkmadığı sürece değerli metallerdeki yükseliş trendi devam eder.
Cihat Çiçek, 2027 yılının ikinci yarısının altın için hiper artış günleri olabileceğini öngördüğü için mevcut seviyelerden gramaj artırmanın mantıklı olduğunu savunuyor.
Türk Lirası ve Gelecek Beklentileri
Türk lirasının son 260 günün 219’unda değer kaybettiğini belirten analist, Dolar kurunun 49-50 seviyelerine yaklaştığını ifade ediyor. Ülke ekonomisinin bu tedbirsizlik nedeniyle 2-3 yıllık bir darbe aldığını vurguluyor.
Sonuç olarak, piyasalardaki belirsizliğin devam ettiği bu süreçte, yatırımcıların sadece kendi varlıklarını koruyabileceğini ve 2027 yılına kadar sabırlı olunması gerektiğini belirtiyor.