Piyasa analisti Cihat Çiçek, 3 Temmuz 2026 tarihli değerlendirmesinde konut fiyatlarındaki dolar bazlı artışı ve altın piyasasındaki güncel durumu ele aldı.
ABD Verileri ve Piyasa Manipülasyonu
Analiste göre Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen son işsizlik verileri beklentilerin oldukça altında kaldı. Ancak Çiçek, bu verilerin siyasi destek amacıyla manipüle edilmiş olabileceğini savunuyor. Özellikle imalat sanayine katılım rakamlarının sonradan düzeltilerek artıştan azalışa dönmesi dikkat çekici bir veri noktasıdır.
Buna karşın piyasalarda konuşulan resmi söylemlerin genellikle gerçeklerle örtüşmediğini belirtiyor. Dolayısıyla yatırımcıların merkez bankası başkanlarının sözlerinden ziyade, fiili uygulamaları takip etmesi gerektiğini vurguluyor.
Dolar Kuru ve Enflasyon İlişkisi
Cihat Çiçek, FED ve diğer merkez bankalarının para değerini koruma görevini bilinçli olarak yerine getirmediğini iddia ediyor. Çünkü borçların ödenebilmesi için paranın değer kaybetmesi gerektiğini savunuyor. Türkiye tarafında ise Dolar kurunun baskılandığını ve bunun gerçek piyasa değerini yansıtmadığını ifade ediyor.
Özellikle kurun enflasyon oranının altında kalmasının, yabancı sermaye ve borç verenler açısından cazibeyi azalttığını belirtiyor. Sonuç olarak bu durumun ilerleyen dönemlerde sert düzeltmelere yol açabileceği öngörüsünde bulunuyor.
Konut Fiyatlarında Dolar Bazlı Artış
Gayrimenkul piyasasında dolar bazlı metrekare fiyatlarının Türkiye ortalamasında ciddi bir yükseliş kaydettiği görülüyor. Analistin paylaştığı verilere göre, Ocak 2022’de 500 dolar olan ortalama metrekare fiyatı, Nisan 2026 itibarıyla 970 dolar seviyesine ulaştı.
Bu durum, konutların dolar bazında yaklaşık %100 değer kazandığını gösteriyor. Yıllık bazda hesaplandığında ise kira gelirleri hariç %25 oranında bir artış söz konusu. Çiçek, bu getirinin Amerikan borsalarındaki performansları dahi geride bıraktığını belirtiyor.
Gayrimenkul ve Altın Stratejisi
Analist, mevcut piyasa koşullarında sadece kira geliri elde etmek amacıyla ev almanın mantıklı olmadığını savunuyor. Ancak kredi imkanlarının kullanıldığı durumlarda, düşük sermaye ile yüksek büyüme sağlanabildiği için konut yatırımının anlamlı olduğunu ifade ediyor.
Konut fiyatlarındaki dolar bazlı artışın bir kısmı kur manipülasyonundan kaynaklandığı için, bu dönemde evini satıp altına geçenlerin dikkatli olması gerekir.
Özellikle kısa vadeli spekülasyonlar yerine, uzun vadeli bekleme stratejisinin daha güvenli olduğunu vurguluyor. Buna karşın, yüksek sermaye grubunun riskleri azaltmak için Atina gibi bölgelerden “altın vize” avantajlı yatırımlara yöneldiğini ekliyor.
Sonuç olarak, dolar kurundaki baskı ve konut fiyatlarındaki suni yükselişin dengelenmesi, önümüzdeki aylarda piyasanın yönünü belirleyecek temel faktör olacaktır.