Küresel piyasalarda sert hareketlerin beklendiği bir döneme girilirken, analist Cihat Çiçek 2 Ağustos 2026 tarihli değerlendirmesinde Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin ve ABD borç krizinin piyasalara etkisini ele aldı.
Jeopolitik Gerilimler ve Savaş Riski
Analiste göre Orta Doğu’da durum oldukça kritik bir noktaya ulaştı. ABD elçiliklerinin boşaltılması ve İran’ın teyakkuz durumu, büyük bir savaş ihtimalini güçlendiriyor. Özellikle Trump’ın İran’daki enerji ve su tesislerini hedef alan sert söylemleri dikkat çekiyor.
Cihat Çiçek, bu gerilimin temelinde ABD’deki seçimlerin ve ekonomik baskıların yattığını savunuyor. Ancak barışın gelmesi için genellikle işlerin en yüksek noktaya çıkması gerektiğini belirtiyor. Bu süreçte Türkiye’nin adının da geçmeye başlaması riskleri artırıyor.
ABD Borç Krizi ve Faiz Baskısı
ABD’nin devlet borcu 40 trilyon dolar seviyesine dayandı. Analiste göre, 30 yıllık tahvillerde faizlerin %5,25’i geçmesi ciddi bir maliyet artışı yaratıyor. Eğer faizler %6 üzerinden hesaplanırsa, yıllık faiz yükünün 2,4 trilyon dolar civarında olduğu görülüyor.
Özellikle önümüzdeki bir yıl içinde borcun üçte birinin vadesinin dolacak olması büyük bir risk teşkil ediyor. Borçlar yüksek faizlerle yenilendiğinde, ABD on yıllarca sürecek bir baskı altına girebilir. Bu durum, küresel likiditeyi ve enflasyon dengelerini doğrudan etkileyebilir.
Türkiye’de Reel Maaşlar ve Ekonomik İllüzyon
OECD raporlarına göre Türkiye, 2021-2026 yılları arasında reel maaş artışında %79 ile dünya birincisi olarak görünüyor. Ancak Cihat Çiçek, bu rakamların bir illüzyon olduğunu savunuyor. Analiste göre, dolar kurunun yanlış tespit edilmesi tüm fiyatlamaları bozuyor.
Türkiye’de %40-42 bandındaki yüksek faizlerin, ülkeyi “carry trade” merkezi haline getirdiğini belirtiyor. Bu durumun döviz toplamak amacıyla yapıldığını ancak reel sektörün, özellikle beyaz eşya ve tekstil gibi alanların derin bir krizde olduğunu vurguluyor.
Konut Kredisi ve Kaldıraç Stratejisi
Gayrimenkul piyasasında yüksek faizli kredilerin bir fırsat olabileceğini savunan analist, kredili konut alımının yüksek bir kaldıraç sağladığını belirtiyor. Özellikle sabit ödemeli kredilerin, yüksek enflasyon ortamında zamanla değer kaybettiğini ve yatırımcıya avantaj sağladığını ifade ediyor.
Analiste göre, sabit krediyle alınan bir varlık, piyasa fiyatları arttığında veya faizler düştüğünde yapılandırma seçeneğiyle yatırımcıyı korur.
Kredili konut yatırımının, varlıkları 4-5 kat büyütme potansiyeli taşıdığını söyleyen Çiçek, bu yöntemin geleneksel yatırım araçlarından daha etkili olduğunu savunuyor.
Enerji Piyasası ve Brent Petrol
Jeopolitik riskler nedeniyle Brent petrol fiyatlarında aşırı volatilite yaşandığını belirten analist, kağıt üzerindeki fiyatların gerçek piyasa koşullarını yansıtmadığını savunuyor. Özellikle dizel işleme fiyatlarının petrol fiyatlarının iki katına çıkması, ulaştırma maliyetlerini artırıyor.
Sonuç olarak, kontrol edilemeyen savaş senaryoları yerine bireysel birikim ve yatırım stratejilerine odaklanılması gerektiğini öneren Çiçek, önümüzdeki günlerde açıklanacak enflasyon verilerinin faiz kararlarıyla birlikte tabloyu netleştireceğini öngörüyor.