Piyasalarda yaşanan son gelişmeleri değerlendiren analist Cihat Çiçek, Pusula Portföy örneği üzerinden yatırım fonlarındaki riskleri ve sistemik çöküş ihtimallerini ele aldı.
Portföy Yönetim Şirketlerinde Risk ve Bloke Süreci
Analiste göre, son bir ayda %75 civarında kayıp yaşayan Pusula Portföy vakası, piyasada ciddi bir panik dalgası yaratmış durumda. Cihat Çiçek, bu durumun sadece tek bir şirketle sınırlı kalmayabileceğini ve zincirleme bir etkiyle diğer fonlara da yayılabileceğini savunuyor.
Özellikle hisse senedi fonlarının dondurulması veya bloke edilmesi konusuna değinen analist, MKK üzerinden yapılan blokajların amacının, aracı kurumların yatırımcıdan habersiz işlem yapmasını engellemek olduğunu belirtiyor. Ancak, borsa tarafındaki bu tip manipülatif işlemlerin yatırımcıyı zor durumda bıraktığını vurguluyor.
Banka Mevduatları ve Devlet Güvencesi
Cihat Çiçek, yatırımcıların güvenli liman arayışında banka mevduatlarının durumunu hatırlatıyor. 2026 yılı itibarıyla banka hesaplarındaki devlet güvencesi (TMSF mevduat sigortası) limitinin 1.200.000 lira olduğunu belirtiyor.
Analiste göre, bu limit her bir banka için ayrı ayrı geçerlidir. Dolayısıyla, yüksek miktarda nakdi olan yatırımcıların, riskleri dağıtmak adına paralarını farklı bankalara bölerek tutmaları gerektiğini savunuyor. Ancak, bu güvencenin sadece gerçek kişiler için geçerli olduğunu, ticari hesapların bu kapsama girmediğini hatırlatıyor.
Banker Skandalı ve Ponzilerle Benzerlik
Yaşanan süreci 1980-1982 yılları arasındaki banker skandalına benzeten analist, yüksek faiz vaat eden yapıların genellikle bir süre çalıştığını ancak sonunda çöktüğünü ifade ediyor. Buna karşın, trene son binenlerin en büyük riski taşıdığını belirtiyor.
Analiste göre, yatırımda güvenilecek tek şey “güvenmemektir”. Bu nedenle portföy çeşitlendirmesi ve sepet yapmak hayati önem taşır.
Küresel Piyasalar ve Kara Pazartesi İhtimali
Analizini küresel ölçeğe taşıyan Cihat Çiçek, sadece Türkiye’de değil, ABD borsalarında da ciddi bir risk olduğunu savunuyor. Özellikle yapay zeka odaklı yükselişin doygunluğa ulaştığını ve bu alandaki uzmanların uyarılarının piyasayı sarsabileceğini öngörüyor.
Buna ek olarak, enerji maliyetlerindeki artışın da enflasyonist baskıyı artıracağını belirtiyor. Özellikle dizel fiyatlarındaki artışın, nakliye maliyetleri üzerinden tüm tüketim ürünlerine yansıyacağını öngörüyor.
Yatırımcılar İçin Stratejik Öneriler
Kuşku duyulan fonlardan çıkmanın, makas aralığı düşük olduğu için mantıklı bir seçenek olduğunu belirten analist, yatırımcıların kendi sorumluluklarını artırması gerektiğini savunuyor. Özellikle denetleyici kurumların (SPK ve BDDK) eksikliklerine rağmen, yatırımcının sepet yapma alışkanlığı kazanması gerektiğini vurguluyor.
Sonuç olarak, pazartesi günü piyasalarda sert bir hareketle karşılaşma ihtimali mevcut. Özellikle FED ve yerel regülatörlerin vereceği demeçler, piyasadaki panik havasının yönünü belirleyecektir.