Piyasalarda yaşanan son sarsıntıları değerlendiren analist Cihat Çiçek, 13 Eylül 2026 tarihli analizinde portföy yönetim şirketlerinde yaşanan kayıpları ve yatırımcıların karşı karşıya olduğu sistemik riskleri ele aldı.
Portföy Yönetim Şirketleri ve Blokaj Riski
Analiste göre Pusula Portföy örneğinde görüldüğü üzere, bazı fonların son bir ayda %75’e yakın kayıp yaşaması ciddi bir alarm sinyalidir. Ancak Cihat Çiçek, bu durumun sadece tek bir şirketle sınırlı kalmayabileceğini savunuyor. Özellikle yan şirketlerin aynı fon içine alınarak yürütülmesinin yarattığı düzensizliğe dikkat çekiyor.
SPK’nın bu yapıları boşaltmak için Kasım ve Aralık aylarına kadar süre tanıdığını belirten analist, bu durumu 1980-81 yıllarındaki banker skandalına benzetiyor. Buna karşın, yatırımcıların panik anında hızlı reaksiyon vermesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle şüpheli görülen fonlarda satış yapmanın veya MKK üzerinden blokaj koymanın bir seçenek olduğunu ifade ediyor.
Banka Mevduatları ve Devlet Güvencesi
Sistemdeki riskler sadece portföy şirketleriyle sınırlı değildir. Analist, Türkiye’nin en büyük şirketlerinin bile bir gecede batabileceğini ve bunların arkasında devlet güvencesinin olmadığını hatırlatıyor. Ancak bankalarda durum farklıdır.
2026 yılı itibarıyla banka hesaplarında TMSF mevduat sigortası limitinin 1.200.000 TL olduğunu belirten Çiçek, bu tutarın altındaki bakiyelerin devlet koruması altında olduğunu söylüyor. Bu güvencenin Türk Lirası’nın yanı sıra döviz ve altın hesaplarını da kapsadığını ancak ödemelerin Merkez Bankası kurlarıyla TL üzerinden yapıldığını ekliyor.
Yatırımcılar, toplam bakiyeleri 1.200.000 TL’nin üzerindeyse, riskleri dağıtmak adına paralarını farklı bankalara bölerek yönetmelidir.
Küresel Piyasalar ve Yapay Zeka Balonu
Analist, risklerin sadece yerel değil, küresel ölçekte de mevcut olduğunu savunuyor. Özellikle Amerikan borsalarını domine eden yapay zeka sektöründeki yavaşlamaya dikkat çekiyor. Bazı üst düzey yetkililerin yapay zekanın insanlığı yok edebileceği yönündeki uyarılarının piyasalarda panik yaratabileceğini belirtiyor.
Buna karşın, kağıt üzerindeki varlıklara olan aşırı güvenin tehlikeli olduğunu savunuyor. Brent petrol gibi emtiaların bile kağıtlarla temsil edildiğini hatırlatarak, önceliğin gayrimenkul ve nakit gibi somut güvenceler olması gerektiğini vurguluyor.
Enflasyon ve Maliyet Artışları
Ekonomik tablonun sadece finansal varlıklarla değil, günlük maliyetlerle de ağırlaştığını belirten Cihat Çiçek, akaryakıt zamlarına değiniyor. Benzine gelen 3,5 TL’lik zammın yanı sıra, dizel fiyatlarına yaklaşık 7 TL’lik bir artışın beklendiğini ifade ediyor.
Özellikle dizel fiyatlarındaki artışın nakliye maliyetlerini doğrudan etkileyeceğini ve bunun tüm tüketim ürünlerine zam olarak yansıyacağını savunuyor. Sonuç olarak, pazartesi günü piyasaların bir “kara pazartesi” ile karşı karşıya kalma ihtimalinin olduğunu ve yatırımcıların sepet stratejisiyle risklerini minimize etmesi gerektiğini belirtiyor.
Sürecin nasıl ilerleyeceği, özellikle BDDK ve SPK’nın katılım evim tarzı şirketler ve fonlar hakkında vereceği yanıtlara bağlı olarak şekillenecektir.