Piyasa analisti Cihat Çiçek, 22 Haziran 2026 tarihli değerlendirmesinde yatırım fonlarının güncel durumunu ve vergi avantajlarını ele alarak yatırımcılar için stratejik bir yol haritası çizdi.
Yatırım Fonları ve Vergi Avantajları
Analiste göre yatırım fonları, 100 TL gibi düşük tutarlarla bile erişilebilen esnek araçlardır. Ancak yatırımcıların dikkat etmesi gereken en kritik nokta stopaj oranlarıdır. Bazı fonlar tamamen vergiden muafken, bazılarında kâr üzerinden %17,5 oranında vergi kesintisi uygulanmaktadır.
Özellikle altın ve gümüş fonlarındaki vergi yüküne dikkat çeken Çiçek, bu varlıkların fon üzerinden alınması yerine fiziki olarak veya banka hesapları üzerinden tutulmasını öneriyor. Çünkü banka hesaplarındaki kıymetli maden mevduatlarında vergi muafiyeti bulunurken, fonlarda kârın önemli bir kısmı vergiye gitmektedir.
Hisse Senedi Fonları ve Bankacılık Trendi
Son haftanın verilerine bakıldığında, özellikle bankacılık endeksine odaklanan hisse senedi fonlarının ön plana çıktığı görülüyor. Cihat Çiçek, banka hisselerine yatırım yapan fonların yüksek getiri sağladığını ve bu fonların çoğunun sıfır stopaj avantajına sahip olduğunu belirtiyor.
Buna karşın, BIST 30 dışındaki şirketlere yatırım yapan fonlarda %2,7 civarında bir düşüş gözlemleniyor. Bu durum, piyasadaki likiditenin ve ilginin ağırlıklı olarak büyük ölçekli bankacılık hisselerine kaydığını kanıtlıyor.
Kıymetli Madenler ve Emtia Performansı
Emtia tarafında petrol fonları ciddi bir kayıp yaşamış durumda. Analistin paylaştığı verilere göre, yabancı petrol sepeti fonları geçen hafta %10 oranında değer kaybetmiş durumda. Ancak Çiçek, bu düşüşlerin bazı yatırımcılar için uygun fiyatlı alım fırsatı yaratabileceğini hatırlatıyor.
Öte yandan gümüş ve altın fonları kısa vadeli baskılara rağmen uzun vadeli performanslarını koruyor. Özellikle 3 yıllık periyotta teknoloji fonları ile gümüş fonlarının benzer getiriler sunduğu görülüyor.
Uzun Vadeli Getiriler ve Teknoloji Fonları
5 yıllık perspektiften bakıldığında, yerli hisse senedi fonlarının olağanüstü performans sergilediği görülüyor. Bazı başarılı fonların getirileri %1938 seviyelerine kadar ulaşmış durumda. Bu, 100 bin liranın yaklaşık 2,3 milyon liraya dönüştüğü anlamına geliyor.
Teknoloji ve blockchain odaklı fonlar da uzun vadede yatırımcısını memnun etmiş durumda. Özellikle yerli teknoloji ağırlıklı fonların vergi muafiyeti ile birleşen yüksek getirileri, bu alanı cazip kılmaya devam ediyor.
Cihat Çiçek, katılım fonlarının faizsiz finans ilkelerine göre yönetildiğini ancak şirketlerin kredi kullanım süreçleri nedeniyle tamamen faizsiz bir yapı kurmanın zor olduğunu vurguluyor.
Portföy Yönetimi ve Strateji
Analiste göre, endeks fonları (BIST 30 gibi) doğrudan endeksi takip eder. Ancak aktif yönetilen fonlar, doğru hisse seçimiyle endeks getirisinin üzerine çıkabilmektedir. Yatırımcıların fon seçerken sadece getiriye değil, fonun nakit tutma oranlarına ve yönetim başarısına da bakması gerektiğini savunuyor.
Sonuç olarak, kısa vadeli dalgalanmalar yanıltıcı olsa da uzun vadeli trendler teknoloji ve bankacılık ağırlıklı portföylerin gücünü koruduğunu gösteriyor. Önümüzdeki süreçte yabancı yatırımcıların borsa girişleri, özellikle bankacılık fonlarının yönünü belirleyecektir.