Küresel piyasalarda borç sarmalı derinleşirken Devrim Akyıl, sistemin sürdürülebilirliğinin kalmadığına ve yatırımcıların fiziki varlıklara yönelmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Küresel Borç Krizi ve Balon Riski
Analiste göre 2008 krizinden bu yana temel strateji, sorunları halının altına süpürmek ve daha fazla borçlanarak sistemi yüzdürmek oldu. Ancak pandemi sonrası ortaya çıkan yüksek enflasyon karşısında alınan önlemler geç kaldı.
Devrim Akyıl, piyasaya pazarlanan yapay zeka hikayesinin bir balona dönüştüğünü ve sistemin artık bu balonları patlatma noktasına geldiğini savunuyor. Asıl tehlikenin ise ABD’nin 40 trilyon dolar, dünyanın ise toplamda 300 trilyon dolara ulaşan borç yükü olduğunu belirtiyor. Özellikle bu borçların üzerine inşa edilen katrilyonlarca dolarlık türev enstrüman riskinin sistemi tehdit ettiğini vurguluyor.
Enflasyon ve Varlık Dağılımı
Enflasyonun aslında bir borç ödeme sistemi olduğunu ifade eden analist, bu sürecin zengin ile yoksul arasındaki uçurumu derinleştirdiğini savunuyor. 1990 yılından itibaren en zengin %1’lik kesimin varlıklarının hızla arttığını, buna karşın en yoksul %50’nin varlıklarının neredeyse yerinde saydığını belirtiyor.
Analiste göre, bu sistem içerisinde var olabilmenin tek yolu, saçma riskler yerine doğru zamanlama ile enflasyonu yenebilmektir.
Altın ve Gümüşte Uzun Vadeli Beklentiler
Devrim Akyıl, 1970’li yıllardaki stagflasyonist döneme benzer bir sürecin başladığını öne sürüyor. Bu ortamda altın ve gümüş yatırımlarının uzun vadede koruyucu bir kalkan olduğunu savunuyor.
Citi Letter verilerine dayanarak, ABD dolarının son 5 yılda değerinin beşte birini kaybettiğini hatırlatan analist, aynı dönemde değerli metallerin değer kazanmaya devam ettiğini belirtiyor. Ayrıca, 2030 yılına gelindiğinde doların alım gücünün 2000 yılına kıyasla beşte birine düşebileceği öngörüsünü paylaşıyor.
ABD’nin Altın Rezervleri ve Çin Faktörü
ABD’nin borçlarını sadece altın rezervleriyle kapatabilmesi için ons fiyatının 153.000 dolar seviyesine çıkması gerektiğini belirten Akyıl, ABD’den tarihi düzeyde altın ihracatı yapıldığına dikkat çekiyor. Comex kasalarının boşaldığını ve altının dışarı kaçtığını vurguluyor.
Öte yandan Çin’in, Yuan’ı küresel rezerv para birimi yapma planlarını hızlandırdığını ifade ediyor. Çin’in yoğun altın alımları yaptığını ve Yuan’ın dünya ticaretinde dolardan sonra en çok kullanılan ikinci para birimi haline geldiğini belirtiyor.
Teknik Seviyeler ve Stratejiler
Altın tarafında 4.217 dolar seviyesini kritik eşik olarak tanımlıyor. Bu seviyenin aşılması durumunda 4.275 dolar hedefinin önünün açılacağını ve uzun vadeli bir yükseliş trendinin teyit edileceğini savunuyor.
Gümüş için ise 55-56 dolar bölgesinin uygun bir alım alanı olduğunu, ancak gerçek yükseliş teyidinin 5.845 dolar seviyesinin aşılmasıyla geleceğini öngörüyor. Ayrıca, altın-gümüş rasyosundaki 71.20 ve 69.30 seviyelerinin aşağı kırılmasının değerli metallerdeki ralliyi hızlandıracağını ekliyor.
Diğer Emtialar ve Enerji Analizi
Analist, diğer emtialarda şu seviyeleri takip ediyor:
- Brent petrol için yönün yukarı olduğunu ve 106.80-107.60 dolar seviyelerinin üzerinde kalındığı sürece yükselişin süreceğini belirtiyor.
- Doğalgaz tarafında 3.0580 ve 3.0850 seviyelerinin kritik olduğunu, bu seviyeler kırılmadığı sürece geri çekilmelerin alım fırsatı olduğunu savunuyor.
- Bakırda 658 dolar altındaki seyrin yönü aşağı tuttuğunu, buğdayda ise 640-680 dolar bölgesinin uzun vadeli alım fırsatı sunduğunu ifade ediyor.
Sonuç olarak, ABD bütçe açığının bu yıl 2 trilyon dolar üzerinde olması ve doların değer kaybı, değerli metallerdeki yükseliş senaryosunu desteklemeye devam ediyor.