Merkez Bankası’nın son enflasyon raporu sunumu ve piyasa etkilerini değerlendiren Emrah Lafçı, güncellenen tahminlerin ve para politikası sinyallerinin yatırım araçları üzerindeki etkilerini analiz etti.
Enflasyon Tahminleri ve Faiz Beklentileri
Merkez Bankası, yıl sonu enflasyon tahminini %26 seviyesinden %28 seviyesine güncelledi. Analiste göre bu revizyon, bankanın piyasa katılımcılarının beklentilerine daha fazla yaklaştığını gösteriyor.
Piyasada, bu güncellemenin ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’tan %37’ye çekileceği anlamına gelip gelmediği sorgulandı. Ancak Emrah Lafçı, kısa vadede böyle bir faiz indirimi beklemiyor.
Merkez Bankası Başkanı’nın normalleşme vurgusunun, savaş nedeniyle uygulanan ekstra şartların sona ermesiyle ilgili olduğunu savunuyor. Dolayısıyla, sıkı duruşun bir süre daha korunacağı öngörülüyor.
Enflasyon Riskleri ve Kamu Önlemleri
Analiste göre enflasyon tarafında hala ciddi riskler mevcut. Özellikle enerji fiyatları, gıda fiyatları, arz şokları ve enflasyon ataleti ön planda yer alıyor.
Savaşın gidişatına bağlı olarak petrol fiyatlarının yüksek kalma ihtimali en büyük risklerden biri olarak görülüyor. Buna karşın, kamu otoritesinin enflasyon ile mücadele kapsamında motorinde ÖTV’yi Ağustos ayının geri kalanında sıfırlama kararı aldığını belirtiyor.
Bu adımın, maliyet artışlarını dizginleyerek Merkez Bankası’nın işini kolaylaştırmayı amaçladığını ifade ediyor.
Kur Politikası ve Sanayi Yapısı
TL’nin payının %58’den %62’ye yükselmesi, bireylerin TL’ye olan teveccühünün arttığını gösteriyor. Öte yandan, sanayide finansmana erişim sıkıntıları ve baskılanan kurun ihracatçıyı zorladığı görülüyor.
Emrah Lafçı’ya göre, sıkı para politikası döneminde kapanan şirketlerin yerini daha verimli ve güçlü kaslara sahip küçük firmaların aldığı görülüyor. Bu durum, mevcut sıkı politikanın ve kur baskısının bir süre daha devam edeceğine işaret ediyor.
Kıymetli Madenler ve Fed Etkisi
Son dönemde gümüş fonlarının %10’a yakın getiri sağlayarak öne çıktığı görülüyor. Altın tarafında da pozitif seyir devam ediyor.
ABD’den gelen TÜFE verilerinin beklentiler dahilinde olması, piyasalar tarafından olumlu karşılandı. Fed’in Eylül toplantısında faiz artırma ihtimali %50 seviyelerinden %36.4’e geriledi.
Fed’in faiz artırmama ihtimalinin güçlenmesi, kıymetli madenler için destekleyici bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Borsa ve Yabancı Yatırımcı Akışı
Borsa tarafında bazı portföy yönetim şirketlerinin manipülasyon iddialarıyla SPK’ya başvurduğu ve konunun Bloomberg’e yansıdığı belirtiliyor. Bu durumun, piyasada yeni düzenlemelerin önünü açabileceği düşünülüyor.
Buna karşın, yabancı yatırımcıların Türkiye tahvil piyasasına yoğun ilgi gösterdiği görülüyor. Son 8 haftada tahvil piyasasına 4.2 milyar dolar giriş gerçekleşti.
Hisse senedi piyasasına ise aynı dönemde 486 milyon dolar girdi. Tahvil tarafındaki bu güçlü girişler, yabancıların Türkiye riskini almaya başladığını gösteriyor.
Portföy Performansları ve Stratejiler
Analist, takip ettiği farklı risk gruplarına göre oluşturulmuş portföylerin performanslarını paylaştı. “Yolun Başında” portföyü, teknoloji hisseleri ve kıymetli madenlerin etkisiyle son bir ayda %8.20 getiri sağladı.
“Bavulu Hazır” portföyü ise ağırlıklı olarak ABD teknoloji hisseleri ve gümüş odaklı yapısıyla pozitif ayrıştı. Özellikle gümüş fonlarının %7’nin üzerinde getiri sağlaması toplam performansı yukarı çekti.
Sonuç olarak, tahvil faizlerinin düşeceği beklentisiyle borçlanma araçları fonlarının önümüzdeki dönemde ilgi görmesi muhtemel görünüyor.