Küresel piyasalardaki volatilite ve yerel ekonomik gelişmeler sürerken Emrah Lafçı, borsa üzerindeki baskıların nedenlerini ve Merkez Bankası’nın olası faiz hamlelerini değerlendirdi.
Borsa İstanbul ve Fon Satışları Baskısı
Analiste göre borsa tarafında genel görünüm şu an için iç açıcı değil. Özellikle hacimlerin düşük seyretmesi ve piyasa üzerindeki baskının sürmesi dikkat çekiyor.
Bu baskının temel nedeni olarak tasfiye sürecindeki fonların içindeki hisse senetlerinin satışlarının başlaması gösteriliyor. Bu satışlar devam ettiği sürece piyasadaki baskının süreceğini öngörüyor.
Verilerle desteklediği analizinde, son bir hafta içinde BIST 100’ün %2.36, BIST 30’un ise %2.95 düştüğünü belirtti. Ancak yan kağıtlarda durum daha kritik. BIST 100 dışındaki hisselerin %5.08 oranında değer kaybettiğini vurguluyor.
TL’nin Reel Değerlenmesi ve Yabancı Yatırımcı
Emrah Lafçı, yabancı yatırımcıların Türkiye’ye karşı iştahsızlığının temel sebebinin TL’nin reel olarak ciddi şekilde değerli olması olduğunu savunuyor. Türkiye’nin pahalı bir ülke haline gelmesi, yabancıların yatırım yapmaktan imtina etmesine yol açıyor.
Bu durumun sanayi tarafında ciddi sorunlar yarattığını belirtiyor. Özellikle ithalatın ucuzlamasıyla yurt dışından mal girişinin kolaylaştığını, buna karşın ihracatın zorlandığını ifade ediyor.
Küresel Piyasalar ve Emtia Görünümü
Küresel tarafta altın fiyatlarının 4.189 dolar seviyesine geldiğini ve 4.000 dolar civarında bir taban oluşturmaya çalıştığını belirtiyor. Gümüş tarafında ise haftalık %1.30’luk bir düşüş gözlemleniyor.
Bitcoin tarafında volatilitenin yüksek olduğunu ve haftalık %2.20’lik bir düşüş yaşandığını aktarıyor. Öte yandan Brent petrol fiyatları, Suudi Arabistan’daki saldırıların etkisiyle %3.24 artarak 107 dolar seviyesine yükseldi.
IMF raporlarına göre petrol fiyatlarının yüksek kalması, hem küresel enflasyonu hem de dünya büyümesini olumsuz etkileyen bir risk faktörüdür.
IMF’nin Yapay Zeka ve Borçluluk Uyarısı
IMF’nin finansal istikrar raporuna değinen analist, üç ana riskten bahsediyor. Bunlar; küresel borçluluk, siber saldırılar ve yapay zeka (AI) yatırımlarıdır.
Özellikle AI yatırımlarının geri dönüş beklentisinin 1.4 trilyon dolar olduğunu ancak bu yatırımların karşılığının alınamaması durumunda bulaşıcılık etkisinin yüksek olacağını savunuyor. Şirketlerin birbirine olan finansal bağımlılığının riskleri artırdığını vurguluyor.
TCMB Faiz İndirimi ve Mevduat Stratejisi
Önümüzdeki hafta gerçekleşecek Merkez Bankası toplantısında 1 puanlık bir faiz indirimi beklentisi olduğunu belirten Emrah Lafçı, faizin %36’ya gerileyebileceğini öngörüyor.
Dolayısıyla, vadeli mevduat faizleri düşmeden önce yatırımcıların mümkün olduğunca uzun vadeli kontratlar yapmasının avantajlı olacağını tavsiye ediyor.
Merkez Bankası’nın döviz satma sürecinin sönümlendiğini ve artık döviz alımına geçtiğini belirtiyor. Bu durumun, faiz indirimi karşısında yatırımcının dövize koşma riskini azalttığını ifade ediyor.
Portföy Yönetimi ve Gelecek Beklentileri
Para piyasası fonlarının mevcut durumunun daha likit ve güvenli olduğunu belirten analist, bu araçların hala tercih edilebilir olduğunu savunuyor.
Buna karşın, TL’nin reel değerlenme meselesinin ancak 2027 yılında çözülebileceğini tahmin ediyor. Bu nedenle 2027 yılı itibarıyla portföylerde döviz cinsinden yatırımların daha fazla yer alabileceğini öngörüyor.
Sonuç olarak, ABD’den gelecek enflasyon verileri ve Fed’in Aralık ayındaki olası faiz artırımı, altın ve döviz paritelerinin yönünü belirleyen temel unsur olacaktır.