Emrah Lafçı, İTO enflasyon verilerinin yıllık %36.8 seviyesine ulaştığı bir dönemde Türkiye ekonomisindeki daralma ve para politikası risklerini değerlendirdi.
Makroekonomik Görünüm ve Sektörel Analiz
Lafçı’ya göre enflasyon oranının %30’un altına inmesinin zor olduğu ve bu durumun faiz oranlarını yukarıda tutmaya devam edeceği öngörülüyor. Türkiye’nin 1. çeyrek büyüme oranı %2.5 olarak gerçekleşirken, sanayi sektörünün %0.8 düşüşle negatif ayrışması ve ihracatın %12.7 azalması dikkat çekiyor. TL’nin reel olarak değerli kalması ve yüksek finansman maliyetleri sanayi sektöründe devalüasyon beklentisini artırıyor.
- ABD ile TCMB arasında swap hattı çalışmaları olduğu haberi çıksa da, analist bunu bir seçim habercisi olarak görmüyor; ancak kurumun 10 milyar dolar satmış olduğu vurgulanıyor.
- Kur artış hızı her ay yükselirken, yakın vadede faiz indirimi veya devalüasyon ihtimali düşük görülüyor; bu nedenle yüksek faizli TL yatırımları dövizden daha avantajlı değerlendiriliyor.
- Türkiye’nin 2 yıllık tahvil faizleri yükselmiş olup, faizlerin tepe noktasına ulaştığı ve borçlanma araçları fonlarının fırsat sunduğu belirtiliyor.
- Borsa İstanbul’da BIST 100 %1.35 ve BIST 30 %1.94 düşüş yaşadı; yabancı girişi beklentisi gerçekleşmedi.
- Yapay zeka trendiyle birlikte Garanti Portföy ve Yapı Kredi’nin yabancı teknoloji fonları yüksek performans sergiledi.
Siyasi riskler devam ettiği sürece Borsa İstanbul’un büyük şirketlerinde yabancı alımlarının gerçekleşmesi zor görünüyor.
Önümüzdeki süreçte sanayi sektöründeki daralmanın derinleşmesi veya siyasi risklerin azalması piyasaların yönünü belirleyecek.