Yatırım fonları dünyasında yaşanan son gelişmeler ve tasfiye süreçleri hakkında Emrah Lafçı, yatırımcıların dikkat etmesi gereken kritik noktaları ve riskli alanları değerlendirdi.
Fon Dünyasındaki Genel Durum ve Riskler
Analiste göre, piyasada genel bir fon altyapısı problemi bulunmuyor. Ancak bazı portföy yönetim şirketlerinin hatalı stratejileri nedeniyle belirli fonlarda ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Özellikle fiyatları şişmiş varlıklara yatırım yapan yapıların riskleri realize oldu.
Emrah Lafçı, makul ve güvenilir fonların etkilenmediğini belirtiyor. Ancak SPK tarafından açıklanan bazı şirketlerin durumunun kritik olduğunu vurguluyor. Bu noktada yatırımcıların tüm fonları aynı kefeye koymaması gerektiğini savunuyor.
Tasfiye Listesindeki Fonlar ve Süreç
17 Eylül 2026 tarihi itibarıyla bazı fonlar alım satıma kapatıldı. Toplamda 7 portföy yönetim şirketinin fonları bu kapsama alındı. Söz konusu şirketler; Tera, Atlas, Pusula, Pardus, Hedef, Bulls ve A1 olarak sıralanıyor.
Bu şirketlerin yüzlerce fonu arasından 131 tanesi tasfiye listesine dahil edildi. Tasfiye sürecini yönetmek üzere İş Bankası ve Ziraat Bankası görevlendirildi. Süreç şu şekilde ilerleyecek:
- İlk 10-12 iş günü mutabakat süresi olarak belirlendi.
- SPK tarafından belirlenen 6 aylık süre içinde varlıklar nakde çevrilecek.
- Elde edilen tutarlar, yatırımcılara oranları nispetinde dağıtılacak.
Hisse Senedi ve Para Piyasası Fonları Arasındaki Fark
Tasfiyeye giren fonların içeriği, yatırımcının uğrayacağı zararı doğrudan etkiliyor. Emrah Lafçı, özellikle hisse senedi yoğun fonların durumunun oldukça vahim olduğunu belirtiyor. Bu fonlardaki hisselerin sürekli taban gitmesi, anapara kaybını artırıyor.
Öte yandan, altın veya yabancı hisse senedi tutan fonların durumu farklıdır. Bu fonlar alım satıma kapatılmış olsa da, içerdikleri varlıklar değerini korumaya devam ediyor. Dolayısıyla, bu varlıkların dayandığı temel sağlam olduğu için yatırımcıların daha müsterih olması gerektiğini ifade ediyor.
Ters Repo ve Teminat Riski Analizi
Para piyasası fonlarındaki riskin kaynağına değinen analist, bazı şirketlerin “ters repo” işlemlerinde riskli teminatlar kullandığını belirtiyor. Normal şartlarda repo işlemleri düşük risklidir çünkü karşılığında devlet tahvili gibi güvenli teminatlar alınır.
Ancak bazı portföy yönetim şirketleri, teminat olarak Destek Faktoring gibi şirketlerin hisselerini almış. Bu hisselerin değer kaybetmesi ve piyasada alıcısının kalmaması, para piyasası fonlarında dahi ana paradan zarar oluşmasına yol açtı.
Emrah Lafçı’ya göre, basiretli yönetilen büyük kuruluşların para piyasası fonları hala güvenli bir yatırım alternatifi olmaya devam ediyor.
Emir Karışıklıkları ve Gelecek Beklentileri
17 Eylül saat 13.30 öncesi ve sonrası verilen emirler konusunda belirsizlikler sürüyor. Analist, bu sürecin oldukça karmaşık olduğunu ve kesin konuşmaktan imtina ettiğini belirtiyor. Alacaklı statüsündeki yatırımcıların öncelikli olacağını ancak sürecin SPK açıklamalarıyla netleşeceğini ekliyor.
Sonuç olarak, tasfiye sürecindeki varlıkların nakde dönme hızı, fonun içeriğine göre değişecektir. Özellikle hisse senedi yoğun fonlarda ciddi erimeler beklenirken, döviz ve altın bazlı varlıkların daha hızlı ve güvenli şekilde iade edilmesi öngörülüyor.