Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini değerlendiren Prof. Dr. Emre Alkin, savaşın ayak seslerinin 2024 ve 2025’te duyulduğunu vurguluyor. Alkin’e göre, küresel fonların nakde dönmesi ve merkez bankalarının altın depolaması, yaklaşan bir tuhaflığın sinyallerini veriyordu.
Petrol Fiyatları ve Enflasyon Hedefleri
Alkin, Merkez Bankası’nın Şubat ayında yayınladığı enflasyon raporundaki 60,9 dolarlık petrol fiyatı tahmininin gerçek dışı olduğunu belirtiyor. ABD’nin Ortadoğu’ya yaptığı askeri yığınak göz önüne alındığında, bu öngörünün iyimserlikten öte, bir ‘Alice Harikalar Diyarı’ senaryosu olduğunu ifade ediyor. Mevcut gelişmelerle petrol fiyatlarının 120-150 dolara çıkabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, Şimşek’in yakın tarihli savaşların kısa süreceği yönündeki açıklamalarını eleştiriyor ve Irak harekatının 8 yıl sürdüğünü hatırlatıyor.
“Ara yöneticilerin gerçeği görse değiştirecek gücü yok ya da bunu yukarıya ifade edemiyorlar. Merkez Bankası yönetimindeki başkanlar ve başkan yardımcılarına ikaz etselerdi büyük ihtimalle başkan yardımcıları ve başkan dedi ki ya kardeşim bizim bir 16 hedefimiz var.”
Türkiye’nin İran’dan petrol ithal etmemesine rağmen, Hürmüz Boğazı’nın petrol tedarikindeki önemi vurgulanıyor. Boğazın kapanması durumunda, Türkiye’nin petrol ithalatının beşte biri tehlikeye girecek. Alkin, Atatürk’ün dış politika prensiplerine atıfta bulunarak, Türkiye’nin MENA bölgesindeki ticari ilişkilerini ve enerji bağımlılığını göz önünde bulundurarak hareket etmesi gerektiğini belirtiyor.