Borsa İstanbul’da yaşanan sert satışların nedenlerini değerlendiren Emre Şirin, piyasadaki türbülansın yapısal sorunlardan kaynaklandığını ve yatırımcıların bu süreçte nasıl bir strateji izlemesi gerektiğini anlattı.
Borsa İstanbul’daki Sert Satışların Nedeni
Analiste göre piyasadaki çöküş algısının temel nedeni Fed değil, portföy şirketlerinin yönettiği fonlarda yaşanan depremdir. Özellikle SPK’nın yeni düzenlemeleri sonrası, manipülatif ve sığ olarak tabir edilen yan tahtalardaki balonlar patlamıştır.
Emre Şirin, bu fonların sağladığı yüksek getirilerin bir saadet zinciri mantığıyla çalıştığını savunuyor. Buna karşın, MSCI ve S&P gibi kurumların şeffaflık uyarılarının uzun süre göz ardı edildiğini belirtiyor. Dolayısıyla, SPK’nın müdahalesi doğru olsa da piyasada ciddi bir kriz yaratmıştır.
BIST 30 ve Alım Fırsatı Senaryosu
Piyasadaki kırmızı tablo genel psikolojiyi bozsa da, Emre Şirin’e göre borsa tarafında özellikle kaliteli şirketler için fırsatlar doğmaktadır. Endeksin 13.100 seviyelerine kadar sarkması, küçük yatırımcıyı bezdirip elindekini kaptırması için kurgulanmış bir silkeleme operasyonudur.
Analist, BIST 30 ve BIST 50 şirketlerinin fiyatlarının aslında çok derin düşmediğini vurguluyor. Ancak genel çöküş algısı nedeniyle bu değerli varlıkların ucuzlatıldığı bir döneme girildiğini ifade ediyor. Özellikle gıda, perakende, havacılık, holding ve otomotiv sektörlerinin ucuzladığını belirtiyor.
Portföy Yönetimi ve Nakit Stratejisi
Emre Şirin, riskli piyasalarda nakit bulundurmanın bir “kasko” görevi gördüğünü savunuyor. Nakdi olan yatırımcının panik yapmadan, düşük maliyetlerle alım yapabileceğini hatırlatıyor. Ancak tüm sermayenin tek bir varlığa bağlanmaması gerektiğini vurguluyor.
Analiste göre, siyasi belirsizlikler ve yüksek enflasyonist baskılar sürerken piyasada gerçek bir ralli beklenmemelidir.
Bunun yerine, yükselişlerin kısa süreli olacağı ve piyasanın sürekli yeni mazeretler (Fed, SPK düzenlemeleri vb.) yaratarak dalgalanacağı bir süreç öngörüyor. Bu nedenle portföyün değerli metaller, hisse ve nakit arasında çeşitlendirilmesi kritik önem taşıyor.
Değerli Metaller ve Küresel Riskler
Altın ve gümüş tarafında ise düşüşlerin alım fırsatı olduğu görüşünü koruyor. Ons gümüşün 63 dolar altına, altının ise 4.300 dolar altına sarkmasının geçici olduğu ve uzun vadeli potansiyelin sürdüğünü belirtiyor.
Fed’in faiz kararı öncesinde oynaklığın yüksek olacağını öngören Şirin, faiz artışı olsa bile bunun piyasa tarafından önceden fiyatlandığını savunuyor. Ancak temel amacın küresel bir servet transferi ve bireysel varlıkların eritilmesi olduğunu iddia ediyor.
Sonuç olarak, yatırımcıların genel psikolojiden sıyrılıp hisse bazlı analizlere odaklanması gerektiğini belirten analist, sabırlı kalanların ve riskini yönetenlerin bu süreçten kazançlı çıkacağını öngörüyor.