Piyasalardaki belirsizliklerin arttığı bir dönemde Emre Şirin, borsa tarafındaki teknik görünümü ve makroekonomik riskleri değerlendirdi.
Borsa İstanbul’da Testere Piyasa Süreci
Analiste göre Borsa İstanbul’da geçtiğimiz hafta yaşanan sert düşüşlerin ardından gelen alımlar, yalnızca ucuzluk kriterine dayanıyor. Ancak Emre Şirin, aylardır uyardığı testere piyasasının devam ettiğini ve endeksin 13.000 seviyelerine kadar gerileyebileceğini savunuyor.
Özellikle Haziran ve Temmuz aylarının kayıp ayları olacağını Mayıs ayından itibaren öngördüğünü belirten analist, Ağustos ayında da anlamlı bir yükseliş beklemiyor. Bazı hisselerde dipler görüldüğünde kısa vadeli al-sat fırsatları oluşabilir. Buna karşın ana fotoğrafın hala negatif olduğunu vurguluyor.
Yabancı Yatırımcı ve Endeks Getirisi
Analist, piyasadaki durgunluğun temel nedenleri arasında yüksek faizlerin sürmesini gösteriyor. Ayrıca MSCI S&P’nin Borsa İstanbul izleme listesini alması ve BofA’nın bankacılık endeksi tavsiyesini ağırlıktan nötre çekmesi dikkat çekici riskler arasında yer alıyor.
Emre Şirin’e göre endeksteki yükseliş gerçek bir ralli değil. Nitekim BIST 100 içerisindeki 70 hissenin endeks getirisinin altında kaldığını belirtiyor. Hisselerin yarısının Ocak ayı başındaki seviyelerinin altında fiyatlanması, testere piyasasının en net teyidi olarak öne çıkıyor.
Enflasyon ve Faiz Beklentileri
Makroekonomik veriler incelendiğinde, İTO enflasyonunun aylık %2’nin, yıllık ise %35’in üzerinde geldiği görülüyor. Analist, TÜİK’in açıklayacağı verilerin geçen ayki %2,09 seviyesinin üzerinde olacağını tahmin ediyor.
Enflasyon hedefleri tutmadığı ve akaryakıt fiyatları yükselmeye devam ettiği sürece, Merkez Bankası’nın Eylül ayında faiz indirimi yapma olasılığı oldukça düşük.
Dolayısıyla yabancı yatırımcıyı çekmek için sadece ucuzluk yeterli değil, farklı opsiyonların devreye girmesi gerekiyor. Ancak kur riskinin her geçen gün arttığı bu tabloda dikkatli olunması gerektiğini savunuyor.
Siyasi Riskler ve Ekonomik Kırılganlık
Ekonomik verilerin yanı sıra iç siyasi gelişmelerin de piyasaları etkileyeceğini belirten Emre Şirin, belediyelere yönelik operasyonların ve transferlerin yarattığı belirsizliğe dikkat çekiyor. Ayrıca çözüm süreciyle ilgili yürütülen görüşmelerin sonucunun iç siyaseti şekillendireceğini ifade ediyor.
Bununla birlikte, ihracatın düşmesi ve beyaz eşya ile otomotiv sektöründeki üretim kaybı finansman ihtiyacını artırıyor. Turizm gelirlerindeki gerileme ile birlikte sıcak paraya olan ihtiyaç büyüyor. Ancak uluslararası kurumların carry trade pozisyonları üzerinden yaptığı uyarılar, faiz indirimlerini zorlaştırıyor.
Değerli Metaller ve Gelecek Senaryosu
Değerli metaller tarafında ise daha pozitif bir beklenti hakim. Analiste göre son 6 aydır piyasada bir manipülasyon ve sıkışma yaşanıyor. Bu sıkışmanın yukarı yönlü kırılma zamanının geldiğini düşünüyor.
Özellikle ABD tarafındaki dolar satışı ve yen alımı gibi müdahalelerin belirleyici olacağını öngörüyor. Sonuç olarak, borsada günlük hareketler yerine süreç odaklı bir strateji izlenmesi ve portföy sepeti yapılarak hasat zamanının beklenmesi gerektiğini belirtiyor.