Emre Şirin, 6 Temmuz 2026 tarihli değerlendirmesinde borsa piyasasındaki yanıltıcı yükselişlere ve küresel emtia trendlerine dikkat çekiyor. Analiste göre endeksteki nominal artışlar, küçük yatırımcı için gerçek bir kazanç anlamına gelmiyor.
BIST 100 ve Dolar Bazlı Gerçekler
Borsa İstanbul’un bugün gördüğü 14.629 zirvesi, dolar bazında yaklaşık 312 dolara denk geliyor. Ancak Emre Şirin, 15 Şubat’taki zirvenin 332 dolar olduğunu hatırlatıyor. Dolayısıyla piyasa yükseliyor gibi görünse de aslında dolar bazında hala zirvesinin altında seyrediyor.
Analiste göre endeks, belirli hisselerdeki güncellemelerle küçük yatırımcıya umut veriyor. Fakat bu hareketler genele yayılmıyor. Birçok hisse, geçmişte gördüğü tepelerin oldukça altında kalmış durumda.
Suni Fiyatlamalar ve Yabancı Girişi
Piyasada NATO zirvesi, Trump’ın olası hamleleri ve BlackRock gibi haberlerle endeksi tutma çabası olduğu belirtiliyor. Buna karşın, yabancı yatırımcıların son iki hafta dışında önceki altı haftada 1.7 milyar dolar satış yaptığı vurgulanıyor.
Özellikle enflasyon verisinin TÜİK tarafından %0.99 olarak açıklanması piyasada beklenen etkiyi yaratmadı. Uluslararası kurumlar enflasyon beklentilerini yükseltirken, Merkez Bankası’nın faizleri uzun süre yüksek tutacağı öngörülüyor. Bu şartlar altında kalıcı bir yabancı girişi ve gerçek bir ralli olasılığı düşük görünüyor.
Siyasi Riskler ve Stratejik Yaklaşım
Türkiye’deki siyasi atmosferin belirsizliği, piyasalar üzerindeki en büyük risk faktörü olarak öne çıkıyor. Özellikle CHP içindeki liderlik tartışmaları ve yeni parti çalışmaları, piyasada temkinli olunması gerektiğini gösteriyor.
Emre Şirin’e göre, siyasi sis dağılmadan ve devalüasyon gerçekleşmeden borsada anlamlı ve kalıcı bir ralli yaşanması mümkün değil.
Buna rağmen, çok ucuzlamış ve temel verileri güçlü hisselerde pozisyon alınabileceğini savunuyor. Ancak burada kritik nokta, tüm sermayeyi tek bir hisseye yatırmamak ve portföy sepeti yapmaktır. Kısa vadeli ihtiyaçlarla borsaya girenler için risklerin yüksek olduğu uyarısını yapıyor.
Altın ve Gümüşte Küresel Perspektif
Kısa vadeli oynaklıklara rağmen altın ve gümüşün uzun vadeli yönünün yukarı olduğu belirtiliyor. Ons gümüşün 63 dolar seviyelerini test etmesi ve altındaki benzer hareketler, bu varlıkların hala cazip olduğunu gösteriyor.
Küresel borçların artması ve ABD borcunun 40 trilyon doları aşması, yatırımcıları güvenli limanlara itiyor. Analiste göre, borsalardaki balonlar sönerken enflasyonist ortam altın ve gümüşü desteklemeye devam edecektir.
Ekonomik Görünüm ve Beklentiler
Uluslararası kurumların Türkiye’nin enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize etmesi, faiz indirimlerinin kısa vadede gerçekleşmeyeceğini gösteriyor. Özellikle cari açık probleminin derinleştiği vurgulanıyor.
Sonuç olarak, piyasaların bir “testere” evresinde olduğu ve yatırımcıyı psikolojik olarak yıprattığı görülüyor. Önümüzdeki süreçte siyasi gelişmeler ve küresel jeopolitik unsurlar, piyasanın yönünü belirleyen temel faktörler olacaktır.