Piyasalardaki belirsizlikler sürerken Emre Şirin, 10 Temmuz 2026 tarihli analizinde Dolar üzerindeki baskıların ve Borsa İstanbul’daki seçici hareketlerin risklerini değerlendirdi.
Dolar TL ve Kur Baskılama Stratejisi
Analiste göre piyasalarda şu an 47 lira seviyesinin geçilmemesi için ciddi bir mücadele yürütülüyor. Ancak bu baskılama politikasının ekonomide yapısal sorunlara yol açtığını savunuyor. Özellikle rezervlerdeki 9 milyar dolar seviyesindeki artışın, gelecekteki olası şoklara karşı bir hazırlık olduğunu belirtiyor.
Şirin, kurun yapay olarak tutulmasının Türkiye’yi bir “kredi cennetine” çevirdiğini ifade ediyor. Buna karşın, bu durumun ekonomik aktiviteyi baltaladığını vurguluyor. Dolayısıyla, kurun baskılanmasıyla beraber yerli tüketicinin yurt dışı harcamalarının arttığını, yabancıların ise Türkiye’de harcama yapmayı bıraktığını belirtiyor.
Borsa İstanbul ve Yatırımcı Stratejileri
Borsa tarafında BIST 100 ve BIST 30 yükselirken, bankacılık endeksi tarafında ters bir hareket gözlemlendiğini aktarıyor. Teknik olarak 14.950 ve 15.000 seviyelerinin görülebileceğini ancak endeksin belirli bir tasarım dahilinde hareket ettiğini savunuyor.
Analiste göre kısa vadeli ralli beklentileri riskli olabilir. Ancak uzun vadeli yatırımcılar için fırsatlar mevcut. Özellikle şu stratejilerin uygulanmasını öneriyor:
- Tüm sermayeyi tek seferde yatırmamak.
- Seçici davranarak sadece kaliteli hisselere odaklanmak.
- Kademeli alım yaparak maliyet düşürmek.
- Sabırlı olmak ve alternatifli ilerlemek.
Makroekonomik Veriler ve Enflasyon Riski
Sanayi üretimindeki daralmaya dikkat çeken Emre Şirin, 2018’den bu yana sanayinin gayrisafi milli hasıla içindeki payının küçüldüğünü vurguluyor. Ayrıca, bütçedeki faiz ödemelerinin ilk altı ayda 1.5 trilyon lira civarına ulaştığını belirtiyor.
Analiste göre, doları baskılama sevdası nedeniyle üretim, tarım ve hayvancılık gibi temel sektörler feda edilmiş durumda.
Enflasyon tarafında ise TÜİK’in açıkladığı %32’lik oranın gerçekliği yansıtmadığını savunuyor. Özellikle asgari ücret ve emekli maaşlarının açlık sınırı altında kalmasının, güven artışı söylemleriyle çeliştiğini ifade ediyor.
Değerli Metaller ve Küresel Görünüm
Altın ve gümüş tarafında ise hem ons fiyatlarının hem de Dolar/TL kurunun belirleyici olduğunu söylüyor. Ons tarafında küresel manipülasyonların sürdüğünü ve teknik formasyonların zorlandığını belirtiyor.
Sonuç olarak, mevcut ekonomik stratejinin değişmemesi durumunda iyileşme beklenmediğini savunuyor. Özellikle kurun serbest bırakılma anında yaşanabilecek etkilerin ve siyasi belirsizliklerin piyasaları yeniden sarsabileceğini öngörüyor.