Hisse senedi piyasaları önümüzdeki birkaç hafta içinde çok büyük bir hareketin eşiğinde olabilir. Analist Mark Roussin, özellikle teknoloji ve yapay zeka hisselerindeki satışların ardından yatırımcılar arasında artan korku seviyelerine dikkat çekiyor.
Korku ve Açgözlülük Endeksi’nin 46 seviyesinden 23 seviyesine gerileyerek “aşırı korku” bölgesine girdiğini belirten Roussin, piyasa momentumunun durduğunu savunuyor. Özellikle 125 günlük hareketli ortalamanın 7545 seviyesinde olması ve piyasanın bu seviyeye %2 kadar yakın olması kritik bir risk teşkil ediyor.
Ara Seçimler ve S&P 500 Beklentisi
Mark Roussin, yaklaşan ara seçimlerin tarihsel olarak piyasalar için güçlü bir katalizör olduğunu vurguluyor. JP Morgan Asset Management verilerine göre, 1950’den bu yana S&P 500 ara seçimleri takip eden 12 ay boyunca her seferinde pozitif getiri sağlamış durumda.
Analiste göre bu dönemdeki ortalama kazanç yaklaşık %15 civarında seyrediyor. Bloomberg verileri ise ara seçim sonrası 6 aylık medyan getirinin yaklaşık %14 olduğunu gösteriyor. Ayrıca, ara seçim diplerinden 12 ay sonra yaklaşık %30’luk bir yükseliş gözlemlenmiş.
Bu durumun temel nedeni yatırımcıların belirsizlikten hoşlanmamasıdır. Seçim sonrası siyasi manzaranın netleşmesi, vergi ve harcama politikalarının belirginleşmesi piyasayı rahatlatıyor. Ancak Roussin, yükselişin 4 Kasım’da aniden başlamayabileceğini, bunun 12 aylık bir süreç olduğunu hatırlatıyor.
Yapay Zeka Hisselerinde Düzeltme ve Strateji
Teknoloji hisselerinde, özellikle yapay zeka alanında ciddi bir geri çekilme yaşandı. Philadelphia Yarı İletken Endeksi geçen hafta %10’dan fazla değer kaybetti. Ancak Roussin, hisse fiyatı ile şirket sonuçlarının birbirinden ayrılması gerektiğini savunuyor.
Bazı yapay zeka şirketleri birkaç hafta içinde %10-20 oranında düşse de, gelirleri ve nakit akışları artmaya devam ediyor. Analiste göre burada kritik nokta, geleceğe dair vaatler yerine gerçek sipariş defterine (backlog) sahip şirketlere odaklanmaktır. Bu noktada Nvidia, Broadcom, AMD ve Marvell gibi gerçek kazanç üreten isimler öne çıkıyor.
Roussin, CoreWeave veya Oracle gibi borçla büyüme stratejisi izleyen şirketlerin yüksek kaliteli olmadığını ve portföyünde yer vermediğini belirtiyor.
Enerji Fiyatları ve Enflasyon Senaryosu
Analist, piyasanın yönünü değiştirebilecek en büyük katalizörün enerji fiyatları olduğunu düşünüyor. Özellikle İran ile olan savaşın sona ermesinin enflasyon üzerinde belirleyici bir etkisi olacağını öngörüyor.
Petrol fiyatlarındaki artış; nakliye, üretim ve dağıtım maliyetlerini yükselterek genel enflasyonu tetikliyor. US Energy Information Administration (EIA) verilerine göre, Brent petrol fiyatlarının 2027’nin ikinci çeyreğinde ortalama 87 dolar seviyelerine gerileyebileceği öngörülüyor.
Eğer jeopolitik gerilimler beklenenden daha erken azalırsa, enerji maliyetlerinin düşmesi enflasyonist baskıları hafifletebilir. Bu durum, piyasalar için bir karşı rüzgarın destekleyici bir rüzgara dönüşmesi anlamına gelir.
Fed Faiz Beklentileri ve Riskler
Enerji fiyatlarındaki düşüş, Federal Reserve’in (Fed) işini kolaylaştırabilir. Şu anki FedWatch verilerine göre, 27-28 Ekim toplantısında faizlerin %3,75 ile %4 aralığında sabit tutulma ihtimali %80’in üzerinde görünüyor.
Mark Roussin, Ekim ayında bir faiz artışı beklemiyor. Ancak piyasa, 2027 sonuna kadar üç faiz artışı daha fiyatlıyor. Eğer enerji kaynaklı enflasyon düşerse, Fed’in daha esnek davranabileceğini ve ek artış baskısının azalabileceğini savunuyor.
Sonuç olarak; ara seçimlerin belirsizliği bitirmesi, teknoloji hisselerinin stabilize olması ve enerji fiyatlarının düşmesi piyasayı yukarı taşıyabilir. Ancak enflasyonun yüksek kalması ve kurumsal kazançların zayıflaması durumunda ek düşüşler yaşanabilir. Roussin, kısa vadeli tahminler yerine yüksek kaliteli şirketlerde kademeli pozisyon almayı öneriyor.