2026 yılının üçüncü çeyreği başlarken piyasalarda dengeler değişiyor ve Mark Roussin, CPA, özellikle yapay zeka hisselerindeki mevcut geri çekilmeyi stratejik bir fırsat olarak değerlendiriyor.
Yarı İletken Sektöründe Düzeltme Süreci
Analiste göre yapay zeka ve yarı iletken hisseleri, 22 Haziran’daki zirve noktasından bu yana sessizce bir düzeltme sürecine girdi. Özellikle popüler yarı iletken ETF’si SMH’nin yaklaşık %15 değer kaybettiğini belirtiyor.
Sektördeki düşüşler farklı seviyelerde seyrediyor. SanDisk yaklaşık %30, Marvell %25, Micron %20 ve Intel %13 oranında geriledi. Buna karşın Broadcom %5’lik bir düşüş yaşarken, AMD konumunu güçlü bir şekilde koruyor.
Mark Roussin, CPA, bu durumu yapay zeka trendinin sona ermesi değil, bir “nefes alma” dönemi olarak görüyor. Dolayısıyla bu süreci bir alım fırsatı olarak tanımlıyor.
Finansal Ekosistem ve Robinhood Stratejisi
Analist, portföyüne eklediği ilk şirket olarak Robinhood hisselerini öne çıkarıyor. Şirketin artık sadece bir “meme hisse” platformu olmadığını, geniş bir finansal ekosisteme dönüştüğünü savunuyor.
Şirket; yatırım, emeklilik hesapları, kredi kartları ve nakit yönetimi gibi alanlarda hizmet veriyor. Son 12 ayda hisselerin %20’den fazla yükseldiğini ve piyasa değerinin yaklaşık 100 milyar dolar seviyesine ulaştığını belirtiyor.
Özellikle 4 Temmuz’da piyasaya sürülen ve sadece bu platform üzerinden açılabilen “Trump hesapları”nın büyük popülarite kazandığını vurguluyor. Bu hesapların başka platformlara taşınamaması, Roussin’e göre piyasanın hafife aldığı bir büyüme motoru.
Yapay Zeka Altyapısında Broadcom’un Rolü
Mark Roussin, CPA, Broadcom tarafında özellikle özel silikon (custom silicon) işine odaklanıyor. Nvidia ve Micron gibi devler dikkat çekse de Broadcom’un sessizce en güçlü AI şirketlerinden biri olduğunu iddia ediyor.
Alphabet, Meta, OpenAI, Amazon ve Microsoft gibi devlerin kendi özel AI çiplerini tasarlarken Broadcom ile ortaklık kurduğunu belirtiyor. Bu durum, şirketin temel yatırım tezini oluşturuyor.
Analiste göre şirket sadece tek bir ürüne değil; AI ağ iletişimi, altyapı yazılımları ve kurumsal teknoloji gibi çoklu trendlere dayanıyor. Analistlerin 12 aylık ortalama fiyat hedefi 525 dolar civarında ve bu durum yaklaşık %40’lık bir yükseliş potansiyeli anlamına geliyor.
Kurumsal Yazılımlarda ServiceNow Beklentileri
Sıradaki stratejik tercih ise ServiceNow oluyor. Roussin, bu şirketin gösterişli bir AI firması olmadığını ancak kritik öneme sahip bir yazılım şirketi olduğunu savunuyor.
AI’nın bu şirketi ikame etmeyeceğini, aksine iş akışlarını otomatikleştirerek şirketi güçlendireceğini öngörüyor. Hisselerin son 12 ayda %45 oranında düştüğünü ve piyasa değerinin 110 milyar dolar olduğunu hatırlatıyor.
ServiceNow’un mevcut müşteri tabanına AI yetenekleri eklemesinin, yeni müşteri kazanmaktan çok daha kolay olduğu vurgulanıyor.
Şirketin ileriye dönük F/K oranı 22 kat seviyesinde seyrediyor. Gelecek yıl kazançların %22 büyüyeceği öngörüsüyle PEG oranının 1 olduğu belirtiliyor. Analistlerin ortalama fiyat hedefi ise 141 dolar ile yaklaşık %30 yükseliş potansiyeli sunuyor.
Tüketici Harcamaları ve Booking Holdings
Son olarak Mark Roussin, CPA, geleneksel bir iş modeline sahip olan Booking Holdings’i değerlendiriyor. Şirketin AI altyapısı kurmadığını ancak AI’yı iş modelini iyileştirmek için en iyi kullananlardan biri olduğunu savunuyor.
Ekonominin beklenenden daha iyi performans gösterdiğini ve tüketicilerin seyahat etmeyi sevdiğini belirtiyor. 2026 yılındaki yazılım satışları dalgasında hisselerin %20 değer kaybettiğini ifade ediyor.
AI’nın kişiselleştirilmiş öneriler ve gezi planlama ile seyahat deneyimini kolaylaştırdığını, bunun da Booking için bir varlık olduğunu savunuyor. Analistler hisse için 225 dolar hedef fiyat belirleyerek %20’den fazla yükseliş öngörüyor.
Uzun Vadeli Yatırım ve Kazanç Odaklı Yaklaşım
Analist, seçtiği dört şirketin farklı sektörlerde (finans, yarı iletken, yazılım, seyahat) olmasına rağmen ortak bir noktası olduğunu belirtiyor. Bu şirketlerin tamamı önümüzdeki on yıl boyunca kazançlarını artırma potansiyeline sahip.
Kısa vadeli fiyat hareketleri yerine, dayanıklı rekabet avantajlarına ve güçlü yönetim ekiplerine odaklandığını vurguluyor. Sonuç olarak, piyasa volatilitesi devam etse de bu şirketlerin uzun vadeli alım fırsatları sunduğunu düşünüyor.