Savaş dönemlerinde piyasa hareketlerini değerlendiren Mert Başaran, yatırımcıların panik satışlarından kaçınarak fırsatları değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle hisse senetlerindeki düşüşlerin fırsat olabileceğini belirtiyor.
Savaşın Ekonomik Psikolojisi ve Varlık Fiyatları
Savaş gibi kriz dönemlerinde güvenli liman olarak görülen altın ve gümüş gibi değerli metallerde artış yaşanması beklendiğini ifade eden Başaran, petrol fiyatlarındaki yükselişin de benzer bir etki yaratabileceğini belirtiyor. Geçmiş savaşlara bakıldığında, petrol arzının kesintiye uğramasıyla fiyatların arttığı gözlemlenmiş. Hava yolu ve turizm sektörleri ise savaşlardan olumsuz etkilenen sektörler arasında yer alıyor. Ancak, Türkiye gibi kırılgan piyasaların savaş haberlerine diğer ülkelere göre daha sert tepki verdiğini vurguluyor. Türkiye’nin, savaşın etkilerini aşırı fiyatlandırma eğiliminde olduğunu ve bu durumun spekülatörler tarafından desteklendiğini belirtiyor. Altın fiyatlarında ise ons fiyatında beklenen yükselişin gerçekleşmediğini, ancak gram altın fiyatlarında Kapalıçarşı’da artışlar yaşandığını dile getiriyor. Bu artışın, döviz krizlerinde görülen makas açılmasından kaynaklandığını ve alım satım yapmanın doğru zaman olmadığını vurguluyor. Petrol fiyatlarındaki artışın ise enflasyon, faiz politikaları ve borsalar üzerinde zincirleme bir etkisi olabileceğini belirtiyor. %10’a yakın bir artışın bile ekonomiler için ciddi sıkıntılar yaratabileceğini, özellikle Türkiye gibi ithalatçı ülkelerde enflasyonu körükleyebileceğini ifade ediyor. Eğer petrol fiyatları yükselmeye devam ederse, küresel bir enflasyon dalgasının gelebileceğini ve Merkez Bankası’nın faiz indirim sürecinin aksayabileceğini belirtiyor.