Yatırım dünyasında beklentiler yükselirken Mert Başaran, altın fiyatlarındaki güncel seyri ve uzun vadeli birikim stratejilerini değerlendirdi.
Altın Analizi ve Teknik Seviyeler
Mert Başaran’a göre altın fiyatları kısa vadeli ralliler yapsa da yatırımcıların asıl beklentisi daha yüksek seviyelerdir. Analist, gram altının 6.000 seviyelerini test ettiğini ancak piyasada bir bekleme sürecinin olduğunu belirtiyor.
Ons bazında bakıldığında 4.150 ve 4.200 seviyelerinde bir destek alanı bulunuyor. Eğer fiyatlar bu seviyelerde tutunamazsa, 3.950 ile 4.000 bandında bir yatay seyir izlemesi gerektiğini savunuyor.
Başaran, özellikle 3.950 dolar seviyesinin altına inilmemesi gerektiğini vurguluyor. Bu seviyenin altı, düşüş trendinin derinleştiği anlamına gelebilir. Ancak mevcut durumun bir düşüşten ziyade yatay bir güç toplama evresi olduğunu ifade ediyor.
Altında Uzun Vade ve Risk Yönetimi
Analiste göre altın her yıl rekor kırmaz. Bazı dönemlerde dolar bazlı olarak çok uzun süre yatay seyredebilir. Hatta 2011-2022 yılları arasındaki 11 yıllık durgunluk dönemini hatırlatarak, varlıkların bazen yıllarca yerinde sayabileceğini belirtiyor.
Bu nedenle kısa vadeli ihtiyaçlar için altın alımını önermiyor. Özellikle 2-3 ay sonraki okul masrafı veya borç ödemeleri için altın almak risklidir. Buna karşın, 2-3 yıl sonrası için mevcut fiyatların oldukça cazip olduğunu savunuyor.
Altın bazen çok kazandırır ancak bazı dönemlerde dolar bazlı olarak ciddi kayıplar yaşatabilir; bu yüzden risk yönetimi kritiktir.
Portföy Çeşitlendirme ve Borsa Stratejisi
Mert Başaran, yatırımcıların tek bir varlığa odaklanmak yerine sepet yapması gerektiğini hatırlatıyor. Kısa vadeli nakit ihtiyaçları için para piyasası fonlarını, orta vadede altın birikimini, uzun vadede ise toprak ve gayrimenkulü öneriyor.
Borsa tarafında ise endeks için 12.000 seviyelerini önemli bir nokta olarak görüyor. Endeksin 11.500 - 12.000 bandında yatay seyretmesinin, küçük miktarlarla toplama yapmak için uygun bir fırsat olduğunu belirtiyor.
Ancak büyük sermayelerin borsada tutulması konusunda uyarıyor. Sermaye büyüdüğünde, örneğin 1-1,5 milyon TL seviyesine ulaştığında, bu paranın gayrimenkule veya arsaya kaydırılmasının daha güvenli olduğunu savunuyor.
Küresel Ekonomik Riskler ve Tedbirler
Dünya genelindeki ekonomik gidişatın karamsar olduğunu belirten Başaran, kapitalist sistemdeki gelir adaletsizliğinin derinleştiğine dikkat çekiyor. Avrupa ve Amerika’daki yaşam maliyetleri ile sosyal huzursuzlukların bir gösterge olduğunu ifade ediyor.
Bu küresel riskler karşısında tek çözümün tedbir almak olduğunu savunuyor. Yatırımcıların “yoksul kafası” (poor mindset) ile şikayet etmek yerine, küçük miktarlarla da olsa düzenli birikim yapmaya odaklanması gerektiğini vurguluyor.
Sonuç olarak, piyasaların “taksi pozisyonu” dediği düşüş sonrası yatay seyir dönemlerinin en büyük fırsatlar olduğu, sabırla bekleyenlerin kazandığı bir tablo çiziyor. Özellikle endeks ve altın tarafındaki yatay seyirlerin, gelecekteki yükselişlerin hazırlığı olduğu öngörülüyor.