Piyasalarda yaşanan son sarsıntıların ardından Mert Başaran, yatırımcıların yaşadığı mağduriyetleri ve borsa tarafındaki genel görünümü değerlendirdi.
Serbest Fon Riskleri ve Mağduriyetler
Mert Başaran, özellikle serbest fonlarda yaşanan kayıpların çok üzücü olduğunu belirtti. Analiste göre birçok yatırımcı, banka fonları ile serbest fonlar arasındaki kritik farkı anlamadan bu araçlara yöneldi. Özellikle Ağustos ayında giriş yapanların ciddi mağduriyetler yaşadığını vurguluyor.
Başaran, piyasada sıra dışı getirilerin her zaman bir risk taşıdığını hatırlatıyor. Tüm bankaların %3 getiri sunduğu bir ortamda, bir kurumun %23 veya %33 gibi rakamlar vaat etmesinin sorgulanması gerektiğini savunuyor. Kendisinin bu riskler nedeniyle serbest fonları hiçbir zaman tercih etmediğini ve etmeyeceğini açıkça ifade ediyor.
Tasfiye Süreci ve Hukuki Beklentiler
Yaşanan kayıpların telafisi için Amerika’daki Madoff vakasını örnek gösteren analist, kaybedenlerin olduğu yerde mutlaka kazananların da olduğunu belirtiyor. Başaran’a göre, haksız kazanç elde edenlerin tespit edilerek bu paraların mağdurlara dağıtılması gerekir.
Ancak bu sürecin zaman alabileceği konusunda uyarıyor. Amerika’daki tasfiye sürecinin yaklaşık 16 yıl sürdüğünü ancak paraların %95 oranında ödendiğini hatırlatıyor. Türkiye’de ise seçim döneminin yaklaşmasının, çözüm sürecini hızlandırabileceğini ve hak hukuk çerçevesinde bir çözüm üretilebileceğini öngörüyor.
Borsa ve Endeks Beklentileri
BIST 30 ve BIST 100 endeksleri hakkında konuşan Mert Başaran, piyasanın genel yönünün hala yukarı olduğunu savunuyor. Endeksin 9.000 seviyelerinden 13.200’e geldiğini ve orta vadede 15.000, 17.000 hatta 20.000 seviyelerini görebileceğini belirtiyor.
Analiste göre asıl mesele endeksin yükselmesi değil, yatırımcının hangi hisselerde olduğuyla ilgili. Özellikle “Hüseyin İthalat” olarak tanımladığı, içi boş ama aşırı değerlenmiş şirketler yerine Türkiye’nin en büyük ve güvenilir şirketlerine odaklanılması gerektiğini vurguluyor.
Borsa yatırımında tek hisse almak veya bilinmeyen fonlara girmek, Nike gibi dev markalarda bile %80 kayıp yaşama riskini beraberinde getirir.
Alternatif Yatırım Araçları ve BES
Bitcoin tarafında 80.000 dolar seviyesinin önemli bir direnç olduğunu ve bu seviyenin kırılmasının olumlu olduğunu ifade ediyor. Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) konusunda ise şu an için büyük bir risk görmediğini, ancak anormal getiriler vaat eden yeni kurulan şirketlere karşı dikkatli olunması gerektiğini söylüyor.
Kendi yatırım stratejisini paylaşan Başaran, birikimlerin belirli bir seviyeye (1,5 - 2 milyon TL) ulaştığında gayrimenkul veya arsaya geçilmesinin daha güvenli olduğunu savunuyor. Fiziksel altın alıp kasada tutmanın da en sağlam yöntemlerden biri olduğunu ekliyor.
Sonuç olarak Mert Başaran, piyasaların normalleşme sürecine gireceğini ancak yatırımcıların finansal okuryazarlığını artırması gerektiğini belirtiyor. Özellikle büyük şirketlerin ve endeks fonlarının uzun vadede güvenli liman olmaya devam edeceği öngörülüyor.