ABD ve İran arasında varılan mutabakatın küresel piyasalara etkilerini değerlendiren Prof. Dr. Emre Alkin, 300 milyar dolar tutarındaki yeniden inşa fonunun piyasalarda risk iştahını artırdığına dikkat çekti.
Enerji Piyasaları ve Küresel Risk Analizi
Alkin’e göre Brent petrol fiyatlarının 83 dolar seviyesinin altına inmesi kısa vadeli bir düşüş eğilimine işaret ediyor. Ancak Hürmüz Boğazı’nın açılmasına rağmen, altyapı sorunlarının yarattığı risk priminin devam ettiğini vurguluyor. Bu durumun enerji maliyetleri üzerinden borsa performansını ve enflasyon beklentilerini etkileyebileceği öngörülüyor.
- ABD-İran Mutabakatı: Yaptırımların kademeli hafifletilmesi öngörülse de metnin siyasi açıdan kırılgan olduğu belirtiliyor.
- Küresel Borsalar: Wall Street ve Avrupa piyasalarında risk iştahı yükselişe geçti.
- Enerji ve Emtia: Kısa vadede nakliye, gübre ve kimya maliyetleri azalabilirken; orta vadede çelik, bakır, alüminyum ve çimento fiyatlarında artış beklentisi hakim.
- Türkiye Ekonomisi: Petrol fiyatlarındaki gerilemenin cari açık baskısını azaltabileceği ve İran’ın yeniden inşası sürecinde Türk sanayi ürünlerinin avantaj sağlayabileceği ifade ediliyor.
- İsrail Jeopolitiği: İran’ın nükleer programı konusunda kalıcı bir çözüm olmadığı ve askeri müdahale riskinin sürdüğü hatırlatılıyor.
Sektörel Hisse Analizleri
Prof. Dr. Emre Alkin’in değerlendirmelerine göre BIST 100 içerisinde şu sektörler öne çıkıyor:
- Havacılık, ulaştırma, perakende ve teknoloji: Genel risk iştahı artışından fayda görmesi bekleniyor.
- Enerji ve savunma: Jeopolitik belirsizlikler nedeniyle görünüm karışık seyrediyor.
Alkin, bu mutabakatın kalıcı bir barıştan ziyade büyük bir savaşı erteleyen kırılgan bir metin olduğu konusunda yatırımcıları uyarıyor.
Sürecin kalıcılığı, İran’ın nükleer programındaki somut adımlar ve İsrail’in tepkileriyle şekillenecek.