Piyasalarda sert düşüşlerin yaşandığı bir dönemde Saffet Öztürk, 30 Temmuz 2026 tarihli analizinde mevcut çöküşün temel nedenlerini ve yatırımcıların izlemesi gereken stratejiyi değerlendirdi.
Borsa Düşüşlerini Tetikleyen Faktörler
Saffet Öztürk’e göre piyasalardaki mevcut durum tek bir nedene bağlı değil. Öncelikle global piyasalarda petrol, altın ve borsa fiyatlarının ani yön değiştirmesi genel bir belirsizlik yarattı. Ayrıca Türkiye iç siyasetindeki hareketlilik ve yeni parti kurulumu gibi senaryolar belirsizliği artırıyor.
Ancak düşüşlerin bu kadar keskin olmasının asıl sebebi sistemsel tetikleyicilerdir. Analist, özellikle büyük fonların kullandığı stop-loss (zarar kes) mekanizmalarına dikkat çekiyor. Büyük kurumlar belirli destek seviyelerine stop koyduğu için, fiyatlar bu seviyeye geldiğinde otomatik satışlar başlıyor.
Örneğin Aselsan hissesinde bugün yaşanan %4.80’lik düşüş, bu otomatik satışların bir sonucudur. Benzer bir durum Akbank gibi banka hisselerinde de görülüyor. Bir kurumun stop seviyesi tetiklendiğinde, bu durum zincirleme bir reaksiyon başlatarak piyasayı aşağı sürüklüyor.
Enflasyon Verisi ve Faiz Beklentileri
Saffet Öztürk, piyasanın gözünün 3 Ağustos Pazartesi günü açıklanacak olan enflasyon verisinde olduğunu belirtiyor. Bu verinin yeni hikayeyi belirleyeceğini savunuyor. Çünkü faiz indirimlerinin gerçekleşebilmesi için öncelikle enflasyonda düşüş görülmesi gerekiyor.
Türkiye’nin piyasaları rahatlatmak adına faiz indirimine ihtiyaç duyduğunu vurgulayan analist, mevcut siyasi karmaşa ve belirsizliğin borsayı zorladığını ifade ediyor. Dolayısıyla Pazartesi günü gelecek veri, önümüzdeki dönemin yönünü tayin edecek.
Temel Analiz ve Şirket Değerlemeleri
Analiste göre borsada beklentiler satın alınır ancak gerçekler eninde sonunda fiyatını bulur. Bu noktada kâr eden güçlü şirketlerin değerinin korunacağını savunuyor. Özellikle Saya Holding hissesinin teknik olarak güçlü bir destekte alıcı bulduğunu belirtiyor.
SAYAS’ın finansal verilerine değinen Öztürk, şirketin geçen yıl 72 milyon lira zarar ederken bu yıl 16 milyon lira kâra geçtiğini aktarıyor. Ayrıca satış rakamlarının 426 milyon liradan 717 milyon liraya yükseldiğini vurguluyor. Şirketin piyasa değerinin 3.4 milyar lira civarında olduğunu hatırlatarak, temel verilerin güçlü olduğunu savunuyor.
Saffet Öztürk, kaliteli bir şirkete sahipken piyasa düştüğü için satış yapmanın hatalı olduğunu, bunun yerine yatırımcı kimliğinin korunması gerektiğini belirtiyor.
Büyüme Potansiyeli ve Kriz Fırsatları
Analizinde BIGF hissesine de yer veren Saffet Öztürk, şirketin kırmızı trend çizgisinin en dibinde olduğunu ifade ediyor. Şirketin FAVÖK değerinin beklentilerin üzerinde 368 milyon TL gerçekleştiğini ve güneş enerjisi yatırımlarının operasyonel verimliliği artırdığını belirtiyor.
BIGF’in geçen yıl 3 milyon lira olan kârının bu yıl 14 milyon liraya yükseldiğini kaydeden analist, öz kaynaklardaki artışın dikkat çekici olduğunu söylüyor. Şirketin 3.5 milyar liralık değeriyle büyümeye devam ettiğini vurguluyor.
Sonuç olarak Saffet Öztürk, her krizin yeni fırsatlar doğurduğunu savunuyor. Panik yapmak yerine sabırlı olmanın önemine değinen analist, 6 yıllık deneyiminde bu denli sert düşüşler görmediğini ancak temel verileri güçlü şirketlerin uzun vadede kazandıracağını öngörüyor.