Piyasalarda yaşanan sert hareketler ve güven kaybı sürerken Saffet Öztürk, BIST 100 endeksindeki düşüşün temel nedenlerini ve makroekonomik riskleri değerlendirdi.
BIST 100 ve Piyasa Güvenliği
Analiste göre endekste görülen kan kaybı, ancak güven ortamının yeniden tesis edilmesiyle durabilir. Özellikle SPK başkanının istifasının seans saatleri içerisinde açıklanmasının piyasayı daha da aşağı çektiğini savunuyor.
Saffet Öztürk, yatırımcıların yaşadığı güvensizliğin sadece bireysel hatalardan değil, yapısal sorunlardan kaynaklandığını belirtiyor. Dolayısıyla, şeffaf bir hesap verebilirlik sürecinin başlaması gerektiğini vurguluyor.
Endeksin kritik destek noktası olan 11.500 seviyesinin sert bir şekilde kırıldığını ifade eden analist, bu durumun piyasadaki negatif havayı derinleştirdiğini kaydediyor.
Avrupa’nın ‘Made in Europe’ Stratejisi ve Riskler
Küresel piyasalarda Türkiye’yi orta ve uzun vadede ciddi şekilde etkileyecek bir tehlikeye dikkat çeken Öztürk, Avrupa Birliği’nin “Made in Europe” anlaşmasını analiz ediyor. Bu anlaşma ile Avrupa’nın üretim ve işçiliği kendi sınırları içerisine çekmeyi hedeflediğini belirtiyor.
Özellikle tekstil sektöründe istihdamın 900.000’den 550.000-600.000 bandına gerilediğini hatırlatan analist, bu korumacı politikanın ihracat kanallarını daraltabileceğini savunuyor. Buna karşın, Avrupa’nın bu milliyetçi hamlesinin kendi ekonomileri için takdir edilesi olduğunu ancak Türkiye için felaketle sonuçlanabileceğini ekliyor.
Şirket Haberleri ve Hisse Değerlendirmeleri
Güncel şirket gelişmeleri tarafında Saffet Öztürk, birkaç kritik veri noktasını paylaşıyor. Vişne Madencilik’in 60 milyon TL tutarlı varlık satışı yaptığını ve bu işlemden 16 milyon TL satış karı elde ettiğini belirtiyor.
Zorlu Enerji tarafında ise 147 milyon TL tutarında bir satış gerçekleştiğini, bu kaynağın borç ödemeleri ve yatırımlar için kullanılacağını aktarıyor. Ayrıca Net CD’nin 3 ay süreli 500 milyon TL tutarında pay geri alım kararını, yatırımcıya verilen güçlü bir destek olarak nitelendiriyor.
Morgan Stanley’nin Türkiye’deki factoring ve leasing şirketleri hakkında yaptığı uyarıya dikkat çeken analist, yatırımcıların bu sektördeki şirketleri daha temkinli analiz etmesi gerektiğini vurguluyor.
Faiz Kararı ve Emtia Beklentileri
22 Ekim tarihinde açıklanacak faiz kararına değinen analist, yüksek faizlerin şirketlerin borçlanma maliyetlerini artırarak konkordato süreçlerini tetiklediğini savunuyor. Ancak faiz indirimi gelse bile, piyasadaki belirsizlikler giderilmeden etkilerin sınırlı kalacağını öngörüyor.
Emtia tarafında ise altın ve gümüşün destek noktalarına geldiğini belirtiyor. Savaş gerginliğinin hafiflemesine rağmen, değerli metallerin dirençli bir konumda olduğunu ifade ediyor.
Sonuç olarak Saffet Öztürk, piyasaların toparlanması için sadece teknik düzeltmelerin değil, siyasi ve bürokratik bir şeffaflığın şart olduğunu savunuyor. Özellikle 11.500 seviyesinin altındaki seyir, güven tazelenene kadar riskli kalmaya devam edebilir.