İçeriğe geç
2 dk okuma

Selçuk Geçer: Altın ve Dolar Analizi — 12 Ağustos 2026

ABD enflasyon verilerinin beklentilere uygun gelmesi ve ABD-İran arasında barış ihtimalinin artması riskli varlıkları desteklerken, Türkiye'nin makroekonomik verileri kötüleşmeye devam ediyor.

Duygusal Analiz
XAUUSD Ons Altın Çok Pozitif
USDTRY ABD Doları Negatif
BRENT Petrol Negatif

ABD’den gelen son enflasyon verileri piyasalarda hareketliliği artırırken, Selçuk Geçer altın fiyatlarındaki yükseliş trendinin temel nedenlerini ve Türkiye ekonomisindeki yapısal bozulmaları değerlendirdi.

Altın Hedefi ve Fed Beklentileri

ABD enflasyon rakamlarının beklentilerle uyumlu gelmesiyle birlikte ons altın 2.430 dolar seviyesini aştı. Analiste göre 2.500 dolar kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin aşılması durumunda fiyatların sırasıyla 2.600, 2.700 ve 2.800 dolar seviyelerine doğru ilerlemesi bekleniyor.

Enflasyonun yıllık %3.4 ve aylık %0.1 artışla yatay seyretmesi, Fed üzerindeki faiz artırım baskısını azaltıyor. Özellikle Brent petrol fiyatlarının 80-90 dolar aralığında sıkışması, korkulan büyük enflasyonun oluşmadığını gösteriyor. Dolayısıyla petrol fiyatlarındaki geri çekilme, faiz indirimi beklentilerini güçlendirerek altına olan talebi artırıyor.

Jeopolitik Riskler ve Petrol Senaryosu

Amerika ile İran arasındaki gerilimin azalması, riskli varlıkların önünü açıyor. Katar ve Pakistan’dan gelen sinyaller, İran ile Umman arasında bir mutabakat sağlanabileceğine işaret ediyor. Ayrıca 60 günlük ateşkesin uzatılması ve barış sürecinin somutlaşması ihtimali yüksek görülüyor.

Trump’ın seçim süreci nedeniyle benzin fiyatlarını düşük tutma isteği, onu barışa mecbur bırakıyor. Hürmüz Boğazı’nın açılmasıyla petrol fiyatlarının düşeceği ve enflasyonun daha da gerileyeceği öngörülüyor. Bu durum, altının 4. çeyrekte rekor kırmasını sağlayabilir. Kısa vadede 7.000 dolar, orta ve uzun vadede ise 10.000 dolar hedefleri masada yer alıyor.

ABD Ekonomisindeki Zayıflıklar

Fed’in faiz indirimine zorlanmasının tek nedeni enflasyon değil. Analiste göre ABD’de büyüme verileri ve istihdam rakamları kötüleşiyor. Tarım dışı istihdamın negatif gelmesi ve konut satışlarının son 3 ayın en düşük seviyesine inmesi dikkat çekici.

Bu veriler nedeniyle JP Morgan gibi kuruluşlar Dolar pozisyonlarını azaltmaya başladı. Trump ve Powell arasındaki görüşmelerde Fed’in bağımsızlığı tartışılsa da, yönetim kurulunun yapısı uygun hale geldiğinde faiz indirimlerinin başlayacağı ve bunun kripto paraları da destekleyeceği belirtiliyor.

Türkiye Ekonomisi ve Veri Çelişkileri

Türkiye tarafında ise ekonomik göstergelerin her geçen gün kötüleştiği savunuluyor. Hazine’nin %41.13 faiz oranıyla borçlanması, kamu maliyesi üzerindeki yükü artırıyor. Ayrıca Haziran ayı verilerine göre toplam ciro endeksi %25.8’e, perakende satışlar ise %11.8’e geriledi.

Sanayi üretimi haziranda %1.4 düşerken, inşaat maliyetleri %28.66 oranında arttı. Temmuz ayında kayıtlı işsiz sayısının 2.315.000 kişiye ulaşması, yapısal sorunların derinleştiğini gösteriyor.

Selçuk Geçer, Türkiye’deki ekonomik bozulmanın “zorlu küresel koşullar” ile açıklanmasını reddediyor.

Küresel Kıyaslama ve Üretim Farkı

Analist, Türkiye’nin yaşadığı sorunların küresel krizle açıklanamayacağını savunuyor. Çünkü aynı dönemde Çin’in otomobil ihracatı %88 artarken, yapay zeka için 28 trilyon dolarlık bir piyasa planladığı belirtiliyor. Tayvan’ın çip üreticisi TSMC’nin Temmuz cirosu 14,5 milyar dolar seviyesine ulaştı.

Rusya ise yaptırımlara rağmen dış ticaret fazlasını %14 artırarak 73.4 milyar dolara çıkardı. Sonuç olarak, diğer ülkeler üretimle büyürken Türkiye’nin daralması, sorunun küresel değil, yerel ekonomi politikalarından kaynaklandığını ortaya koyuyor.

Önümüzdeki süreçte Fed’in faiz kararları ve Hürmüz Boğazı’ndaki diplomatik gelişmeler, hem altın hem de döviz kurları için belirleyici olacaktır.

Video Analiz

Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Finansal kararlarınızı almadan önce bir uzman ile görüşün. Yasal uyarı sayfamızı okuyun.

Günün Diğer Analizleri