Finans analisti Selçuk Geçer, 23 Ekim 2026 tarihli değerlendirmelerinde piyasalardaki son gelişmeleri ve özellikle gündemde olan fon olayını ele aldı. Geçer, yaşanan süreci bir krizden ziyade yapısal bir sorun olarak tanımlıyor.
Fon Krizi Değil Fon Skandalı
Selçuk Geçer’e göre piyasalarda konuşulan durum bir fon krizi değildir. Analist, bu durumu net bir şekilde bir fon skandalı olarak nitelendiriyor. Çünkü burada kuralların işlemediği veya kuralların arkasından dolanıldığı bir yapı söz konusudur.
Geçer, usulsüz işlemlerin yaklaşık 20 milyar dolar civarında olduğunu belirtiyor. Bu rakam üzerinden hesaplandığında, devlete yaklaşık 2 milyar dolar vergi ödenmiş olabileceğini öngörüyor. Ancak bu toplanan vergilerin akıbetinin ve denetim ihmallerinin sorgulanması gerektiğini savunuyor.
Norveç Varlık Fonu ve Mağduriyetler
Analist, dünyanın en büyük varlık fonlarından biri olan Norveç Varlık Fonu’nun bile bu süreçten etkilendiğine dikkat çekiyor. Norveç’in yaklaşık 2.2 milyar dolarlık yatırımının riskli fonlarda olduğunu ve bu dev yapının bile “tokatlandığını” ifade ediyor.
Buna karşın Geçer, bireysel yatırımcıların mağduriyet iddialarına temkinli yaklaşıyor. Özellikle parasını kısa sürede katlayanların, piyasa tersine döndüğünde mağdur rolüne bürünmesini eleştiriyor. Analiste göre, yüksek kar peşinde koşanların riskleri göze aldığı unutulmamalıdır.
Finansal Okuryazarlık ve Yatırım Hataları
Selçuk Geçer, Türkiye’deki yatırımcı davranışlarının “piyango mantığına” dayandığını savunuyor. Üretimden kopan toplumun, sürekli hızlı kazanç getirecek bir araç aradığını belirtiyor. Bu durumun sadece borsada değil, tarım ve sanayi gibi alanlarda da benzer hatalara yol açtığını vurguluyor.
Özellikle altın yatırımları üzerinden bir örnek veren Geçer, fiyatlar zirveye ulaştığında girenlerin, küçük düşüşlerde “battım” demesinin finansal okuryazarlık eksikliği olduğunu söylüyor. Analiste göre, bir yatırım aracı herkes tarafından konuşulmaya başlandığında genellikle doygunluğa ulaşmış olur.
Selçuk Geçer’e göre, ekonomi yönetiminin bakış açısı hatalı olduğu sürece vatandaştan gerçek bir finansal okuryazarlık beklemek gerçekçi değildir.
Piyasa Döngüleri ve Strateji
Analist, paranın sürekli el değiştirdiği ve farklı enstrümanlara kaydığı bir döngü olduğunu hatırlatıyor. Borsa, döviz veya gayrimenkul gibi araçların sırayla yükseldiğini belirtiyor. Bir şeride geç kalmışken girmeye çalışmanın riskli olduğunu savunuyor.
Sonuç olarak Selçuk Geçer, yatırımcıların popüler trendlerin peşinden gitmek yerine, matematiksel ve mantıksal döngüleri anlaması gerektiğini belirtiyor. Gelecek dönemde denetim mekanizmalarının nasıl çalışacağı ve görevden almaların sonuçları tablonun netleşmesini sağlayacaktır.