Küresel piyasalarda tahvil faizleri yükselirken Yatırım 101, önümüzdeki dönemde beklenen kademeli gevşemenin risklerini ve yatırımcıların nasıl konumlanması gerektiğini analiz etti.
Küresel Faiz Trendleri ve 2021 Yanılgısı
Yatırım 101’e göre 2027 başından itibaren Türkiye’de seçim ekonomisi nedeniyle kademeli bir gevşeme yaşanması muhtemeldir. Ancak analist, 2021 yılındaki düşük faiz ortamının tekrar etmeyeceği konusunda net bir uyarı yapıyor. Çünkü dünya ekonomisi artık 2021’deki yapısal özelliklere sahip değildir.
O dönemde küresel faizler sıfıra yakındı. Buna karşın bugün tablo tamamen tersine dönmüş durumdadır. Özellikle ABD’nin 30 yıllık tahvil faizinin %5.31 seviyelerine çıkması, 2007’den beri görülen en yüksek seviyeyi temsil etmektedir.
Tahvil Faizlerini Yükselten Üç Temel Neden
Analist, tahvil faizlerini reel faiz, enflasyon beklentisi ve terim primi olmak üzere üç bileşenin oluşturduğunu belirtiyor. Günümüzde bu üç unsurun aynı anda büyümesi, küresel faizleri yukarı itmektedir. Bu yükselişin arkasında üç ana sebep yatmaktadır:
- Yapay zeka yatırımları nedeniyle şirketlerin veri merkezi ve çip altyapısı için devasa borçlanmalara girmesi.
- ABD’nin yıllık yaklaşık 2 trilyon dolar bütçe açığını borçlanarak kapatma zorunluluğu.
- Geleneksel tahvil alıcılarının iştahının azalması ve arzın artması.
Öte yandan ABD’de yıllık enflasyonun %3.4 seviyesinde olması, yatırımcıların %2 olan hedef enflasyon nedeniyle daha yüksek getiri talep etmesine yol açmaktadır.
Türkiye İçin Faiz İndirimi Senaryoları
Türkiye’nin 2028 seçimleri öncesinde faiz indirimine gitme ihtimali yüksek görünmektedir. Ancak Yatırım 101, bu sürecin 2021’den farklı bir zeminde gerçekleşeceğini vurguluyor. 2021’de dünya da faiz indirirken, bugün dünya faizleri yüksek tutmaktadır.
Eğer Türkiye, küresel faizler yüksekken tek başına aşırı hızlı ve derin bir indirim dönemine girerse, sermaye çıkışı hızlanır ve kur kontrolsüzce yükselir.
Analiste göre, enflasyon tek haneye inmeden veya en azından 10’lu rakamlara düşmeden yapılacak aşırı gevşeme, nesiller boyu sürecek bir yoksullaşmaya yol açabilir. Dolayısıyla faiz indirimlerinin enflasyondaki düşüşten daha hızlı gerçekleşmesi, yatırımcılar için ciddi bir uyarı sinyali olmalıdır.
Yatırımcılar İçin Korunma Stratejileri
Analist, bireysel yatırımcıların karmaşık tahvil enstrümanlarından uzak durması gerektiğini savunuyor. Dolar bazlı koruma arayanlar için en anlaşılır iki araç olarak altın ve ABD hisse senetlerini öneriyor.
Buna ek olarak, yatırımcıların nominal faiz yerine reel faize odaklanması gerektiğini belirtiyor. Enflasyon yüksekken faizlerin hızla düşmesi, bankadaki rakam artsa bile alım gücünün azalması anlamına gelir.
Faiz İndiriminin İlk Yansımaları
Faiz indirimi döngüsü başladığında, piyasaların buna tepki verme sırası farklıdır. Yatırım 101’e göre, indirimlerin ilk etkisinin konut veya arsada değil, borsa tarafında görüleceğini ifade ediyor. Özellikle bankacılık endeksi, GYO, çimento ve dayanıklı tüketim sektörleri bu hareketin öncüsü olacaktır.
Sonuç olarak, Merkez Bankası’nın enflasyon ile faiz arasındaki makası nasıl yöneteceği, Türkiye’nin kontrollü bir normalleşme yaşayıp yaşamayacağını belirleyen temel faktör olacaktır.