Türkiye’deki sanayi şirketlerinin reel anlamda erimesi ve küresel jeopolitik riskler ön plana çıkarken, Yatırım 101 güncel piyasa dinamiklerini ve varlık sınıflarındaki stratejileri değerlendirdi.
Sanayi Şirketlerinde Karlılık Krizi
Analiste göre Türkiye’nin en büyük 500 sanayi şirketinin öz kaynak karlılığı %6 seviyesine kadar gerilemiş durumda. Bu veri, sanayicilerin enflasyonun çok altında kazanç elde ettiğini ve ciddi bir reel erime yaşadığını gösteriyor.
Özellikle 2016-2020 döneminde karlılıklar %15-20 bandındayken, 2021-2022 yıllarındaki düşük faiz politikasıyla bu oranlar %35’lere kadar yükselmişti. Ancak enflasyon muhasebesinin devreye girmesiyle karlılıklar hızla düştü.
Günümüzde mevduat faizleri %40’ın üzerindeyken, sanayicinin tüm risklere rağmen %6 kazanması yatırımların durma noktasına gelmesine neden oluyor. Dolayısıyla birçok şirket büyümek yerine parasını faizde değerlendirmeyi tercih ediyor. Bu durum borsa performansının düşük kalmasının temel sebebidir.
Petrol Fiyatları ve Faiz Beklentileri
Jeopolitik gerilimler, özellikle Trump’ın Hürmüz Boğazı çıkışları ve Suudi Arabistan üzerinden konuşulan kara harekatı ihtimali petrol fiyatlarını yeniden 100 dolar seviyelerine taşıdı.
Yatırım 101’e göre petrolün 90 dolar üzerinde kalıcı olması, Türkiye’de enflasyon baskısını artıracaktır. Bu durum, Merkez Bankası’nın faiz indirimlerini Eylül ayından Ekim ayına öteleyebilir.
Tahvil piyasasında da bu beklenti görülüyor. 2 yıllık tahvil faizleri %42, 10 yıllıklar ise %35 seviyelerinde seyrediyor. Enerji ithal eden bir ülke olarak petrol yükselişi, faiz indirimlerinin gecikmesi anlamına geliyor.
Borsa İstanbul ve Bankacılık Sektörü
bankacılık endeksi tarafında yüksek fonlama maliyetleri karları eritmiş durumda. Analist, ikinci çeyrekte ilk çeyreğe oranla %20’nin üzerinde bir daralma bekliyor.
Buna karşın borsa genel yapısı itibarıyla yükseliş trendinde olsa da son iki aydır kırılgan bir seyir izliyor. Endeksin yukarı yönlü hareket edebilmesi için petrolün 70 dolar bandına inmesi ve 15.000 seviyesinin aşılması gerekiyor.
15.000 seviyesi aşılamadığı sürece, endekste 12.000 ve 13.000 seviyelerine geri çekilme ihtimali masadadır.
Nasdaq ve Yapay Zeka Riskleri
ABD piyasalarında Nasdaq için 28.200 seviyesi kritik bir destek noktasıdır. Bu seviye kırılırsa 27.000’lere kadar düşüş yaşanabilir. Ancak analist, mevcut durumu bir boğa piyasasının sonu değil, sağlıklı bir soluklanma olarak görüyor.
Özellikle yapay zeka tarafında Çin’in yeni modelleri piyasada endişe yaratıyor. Alphabet örneğinde görüldüğü üzere, dev şirketler veri merkezlerine devasa harcamalar yapıyor. Google, ilk kez çeyreklik serbest nakit akışını -6 milyar dolar ile ekside kapattı.
Altın ve Gümüşte Yapısal Trendler
Dünya Altın Konseyi raporuna göre merkez bankaları son 4 yılda yıllık ortalama 1000 ton altın alıyor. Katılımcıların %74’ü önümüzdeki 5 yılda rezervlerde doların payının azalacağını öngörüyor.
Analiste göre 4.000 dolar seviyesi uzun vadeli yatırımcılar için uygun bir bölge olsa da, 3.400-3.500 dolar seviyeleri hala masada olabilir. Kısa vadede V tipi bir toparlanma beklenmese de 2028-2030 projeksiyonunda yapısal destekler güçlü kalmaya devam edecek.
Gümüş tarafında ise yapısal bir güç görülmüyor. Gümüşün yükselmesi tamamen altının rallisine bağlı bir kaldıraç etkisiyle gerçekleşebilir. Uzun vadeli gümüş yatırımcıları için 55 dolar seviyeleri uygun olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, petrol fiyatlarının seyri ve ABD’deki faiz kararları hem gelişmekte olan piyasaları hem de değerli metalleri doğrudan etkileyecek temel belirleyiciler olmaya devam edecek.