Küresel siyasetin merkezinde yapay zeka stratejileri yeniden belirlenirken Yatırım 101, dünyanın gelecekteki 10 yılının hangi masada ve kimler tarafından paylaşıldığını analiz etti.
Yapay Zeka ve Yeni Dünya Düzeni
Analiste göre geçtiğimiz günlerde Fransa’nın Evian kasabasında gerçekleşen G7 zirvesi, göründüğünden çok daha derin anlamlar taşıyor. Zirvenin son gününde düzenlenen yapay zeka temalı çalışma yemeğinde, seçilmiş liderlerin yanında Sam Altman, Demis Hassabis ve Dario Amodei gibi teknoloji patronlarının yer alması dikkat çekiciydi.
Yatırım 101, bu durumu bir sihirbazlık numarasına benzetiyor. Herkesin gördüğü fotoğraf “sağ el” yani yüzeysel kısımdır. Asıl mesele ise kapalı kapılar ardında konuşulan stratejik hamlelerde saklıdır. Analiste göre bu toplantı, basit bir lobi faaliyeti değil, yapay zeka alanında yeni bir blok kurma girişimidir.
Özellikle Amodei ve Hassabis’in, Çin’i dışarıda bırakacak şekilde kritik bileşen ve çip ticaretini kapsayan bir koalisyon çağrısı yaptığı belirtiliyor. Bu durum, 1884 yılında Berlin’de Afrika’nın cetvellerle paylaşıldığı döneme benzetiliyor. O gün Afrika’nın kaderi belirlenirken masada hiçbir Afrikalı yoktu; bugün ise yapay zeka haritası çizilirken Türkiye dahil birçok ülke masanın dışında kalmış durumda.
Yapay Zekada Güç Katmanları ve Strateji
Analist, yapay zeka çağında ülkelerin gücünü belirleyen üç temel katman tanımlıyor. İlk katmanda, hem modeli hem de çipi üretebilenler yer alıyor. Bu grupta merkezde ABD bulunurken; Tayvan, Güney Kore ve Hollanda merkezli ASML gibi kritik halkalar yer alıyor. Bu grup, oyunun kurallarını koyan taraftır.
İkinci katman, kendi öncü modelini üretmese de yüksek sermaye ve enerji ile egemen bir altyapı kurmaya çalışan ülkelerdir. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un stratejisi buna örnektir. Nitekim Softbank’in Fransa’ya 5 yılda 45 milyar euro tutarında bir yapay zeka altyapı yatırımı yapması bu stratejinin bir sonucudur.
Üçüncü katman ise saf tüketicilerdir. Türkiye’nin şu an bu konumda olduğu belirtiliyor. Bu katmandaki ülkeler modelleri ithal ederken, ürettikleri verilerle farkında olmadan küresel teknoloji devlerini beslemektedir. Yatırım 101, bu durumu bir “teknoloji sömürgeciliği” olarak nitelendiriyor.
Yapay Zeka Balonu ve Yatırım Analizi
Birçok yatırımcının merak ettiği yapay zeka rallisinin bitip bitmediği sorusuna analist, “hayır” cevabını veriyor. Yatırım 101’e göre piyasada bir balon yok; aksine ralli oldukça sağlıklı ilerliyor. Para, yazılım şirketlerinden çip üreticilerine, oradan enerji ve şebeke altyapısına doğru dalgalar halinde rotasyon yapıyor.
Analist, mevcut durumun 2000 yılındaki teknoloji balonuyla kıyaslanamayacağını savunuyor. O dönemde şirketler para kazanmazken FK oranları 55 seviyelerindeydi. Bugün ise teknoloji sektörünün ileriye dönük fiyat kazanç oranı yaklaşık 22 civarındadır. S&P 500’ün genel FK’sı ise 20 seviyelerindedir.
Sektörün S&P 500 piyasa değerinin %38’ini oluşturmasına karşın, kar payının %34’ünü oluşturması, yükselişin boş bir coşkuyla değil, gerçek karlarla desteklendiğini gösteriyor. Ancak yarı iletken sektörü döngüsel olduğu için kar beklentilerinin aşağı yönlü revize edildiği an sert düzeltmeler gelebilir.
Türkiye’nin bu alandaki en büyük kaybı sadece teknolojik altyapı değil, aynı zamanda yetişmiş insan gücünün yurt dışına kaçmasıdır.
Türkiye’nin Konumu ve Beyin Göçü
Türkiye’nin yapay zeka haritasındaki yerini değerlendiren Yatırım 101, ülkenin maalesef tüketici katmanında kaldığını vurguluyor. G7’nin davet ettiği Brezilya, Hindistan veya Mısır gibi ülkeler arasında Türkiye’nin yer almaması, masaya koyacak stratejik bir ürünün olmamasından kaynaklanıyor.
Analiste göre teknoloji üretmek için iki temel unsur gereklidir: Güçlü şirketler ve eğitimli insan kaynağı. Türkiye’nin bu alanda şirket eksikliği olduğu gibi, yetişmiş mühendislerini de kaybettiği belirtiliyor. Örneğin, dünyanın en gelişmiş litografi makinelerini üreten Nvidia gibi ekosistemlerin merkezindeki ASML şirketinde yüzlerce Türk mühendisin çalıştığı, ancak bu kişilerin çoğunun ASELSAN ve TUSAŞ gibi kurumlardan gittiği ifade ediliyor.
Sonuç olarak, yapay zeka dünyasında kural koyucu olmak için sadece finansal kaynaklar değil, stratejik bir insan kaynağı yönetimi ve teknolojik bağımsızlık hamleleri kritik önem taşımaktadır.