Yapay zekanın sadece bir balon olup olmadığı tartışılırken Adam Taggart, teknolojinin vaatlerini gerçekleştirmesinin yaratacağı yapısal risklere ve faiz oranları üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Yapay Zeka ve Ekonomik Dönüşüm Senaryosu
Analiste göre piyasadaki asıl risk, yapay zekanın başarısız olması değil, aksine vaatlerinin çoğunu yerine getirmesidir. Taggart, teknolojinin beklentileri karşılamasının ekonomiyi tamamen yeniden yapılandırabileceğini savunuyor.
Bu durum çok daha hızlı bir büyüme, yüksek enflasyon ve buna bağlı olarak çok daha yüksek faiz oranları anlamına geliyor. Analist, ABD ekonomisinin tarihinde hiç %20 büyümediğini hatırlatarak, bu tür bir sıçramanın eşi benzeri görülmemiş bir durum olacağını belirtiyor.
Yüksek Büyüme ve Tahvil Getirileri
Ekonomik büyümenin hızlanması, sermaye maliyetlerini doğrudan etkileyecektir. Taggart’a göre uzun vadeli faiz oranları, nominal büyüme hızıyla paralel seyretmelidir.
Örneğin, reel büyümenin %4-5, enflasyonun ise %3 civarında olduğu bir senaryoda nominal büyüme %7-8 olur. Bu durumda tahvil getirilerinin %7-8 seviyelerine, konut kredisi faizlerinin ise %9-10 bandına çıkması gerekir.
Analist, mevcut ekonomik yapının düşük tek haneli getiriler ve düşük enflasyon üzerine kurulu olduğunu vurguluyor. Dolayısıyla, yapay zeka ekonomiyi dönüştürürse, tüm finansal sistemin bu yüksek faiz ortamına göre yeniden yapılandırılması zorunlu hale gelecektir.
Yaratıcı Yıkım ve İş Modelleri
Sermaye maliyetinin artması, düşük verimlilikle çalışan işletmeler için hayati bir risk oluşturuyor. Taggart, birçok mevcut iş modelinin %8-10 getiri sağlama kapasitesine sahip olmadığını belirtiyor.
Analiste göre, düşük getiri sunan “dinazor” şirketler bu geçiş sürecinde yok olacak ve yerini daha yalın, yüksek verimli modeller alacaktır.
Bu süreç uzun vadede olumlu olsa da geçiş aşamasının oldukça sancılı olacağını öngörüyor. Özellikle düşük vasıflı iş gücünün hızla yerini robotlara bırakması, ciddi bir sosyal kriz potansiyeli taşıyor.
Agentic AI ve Bankacılık Sektörü
Analist, yapay zeka ajanlarının (AI Agents) finansal alışkanlıkları değiştirerek bankaların kâr marjlarını tehdit ettiğini savunuyor. Özellikle Meta’nın Muse gibi ajanlarının, kullanıcıların atıl nakitlerini otomatik olarak para piyasası fonlarına kaydırmasına olanak tanıdığını belirtiyor.
Bankalar, müşterilerin tembelliği sayesinde vadesiz hesaplarda tutulan 4 trilyon dolarlık mevduattan yıllık 120 milyar dolar üzerinde gelir elde ediyor. Ancak yapay zeka ajanları bu sürtünmeyi ortadan kaldırarak mevduatların bankalardan çıkmasına neden olabilir.
Gelecek Beklentileri ve Riskler
Sonuç olarak Adam Taggart, piyasanın sadece çöküş senaryolarına odaklanmasının hata olduğunu savunuyor. Analiste göre, yapay zekanın başarılı olması durumunda S&P 500 gibi endekslerdeki şirketlerin ve özellikle büyük teknoloji sağlayıcılarının konumu güçlenecektir.
Ancak bu başarı, beraberinde yüksek maliyetli bir finansal düzeni getirecektir. Önümüzdeki dönemde bankaların yapay zeka ajanlarına karşı aldığı önlemler ve iş gücü piyasasındaki dönüşüm, tablonun yönünü belirleyen temel unsurlar olacaktır.