İçeriğe geç
2 dk okuma

Atilla Yeşilada: Faiz ve Enflasyon Analizi — 16 Ağustos 2026

Küresel jeopolitik krizler (Hürmüz, Bab el-Mandeb, Karadeniz) ve petrol fiyatlarındaki yükseliş riskinin Türkiye'de enflasyon ve faiz indirim süreçlerini engelleyeceği bir çerçeve çiziliyor.

Duygusal Analiz
ENFLASYON Enflasyon Nötr
FAIZ Politika Faizi Negatif
BIST Borsa İstanbul Negatif
XAUUSD Altın Negatif
BRENT Brent Petrol Pozitif

Küresel piyasalarda jeopolitik riskler artarken Atilla Yeşilada, Merkez Bankası’nın son enflasyon raporu ışığında faiz indirimlerinin zamanlamasını ve ekonomik riskleri değerlendirdi.

Merkez Bankası Enflasyon Tahminleri ve Çelişkiler

Atilla Yeşilada’ya göre Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon tahminini %28’e çekmesi, ancak hedefi %26’da tutması dikkat çekici bir durumdur. Analiste göre bu durum, bankanın enflasyonu düşürmek için para politikasına güvenmeye devam ettiğini ancak küresel şokların tahmini yukarı çektiğini gösteriyor.

Yeşilada, Merkez Bankası’nın gerçekçi bir patikada olduğunu belirtiyor. Nitekim piyasa katılımcıları anketindeki yıl sonu TÜFE beklentisi %29,6 iken, aracı kurumlar bu rakamı %30 olarak öngörüyor.

İç Talep ve Enflasyon İlişkisi

Analist, Merkez Bankası’nın iç talebin zayıflaması nedeniyle enflasyonun müdahalesiz düşeceği iddiasını “çirkin” olarak nitelendiriyor. İnşaat imalat endeksinin 3,5 yılın dibine düşmesi talebin zayıfladığını kanıtlasa da Yeşilada’ya göre Türkiye’de bu durum fiyatları düşürmüyor.

Özellikle fiyatlama gücü olan şirketlerin, satışlar düştüğünde fiyatları düşürmek yerine yükselttiği bir yapı mevcut. Buna karşın Merkez Bankası’nın fonlama faizini %40’tan %37’ye çekme sinyali vermesini riskli buluyor. Çünkü faiz indirimlerinin, zayıflayan iç talebi yeniden canlandırarak enflasyonu tetikleyebileceğini savunuyor.

2027-2028 Beklentileri ve Bütçe Politikası

Yeşilada, enflasyonun 2027-2028 yıllarında %15 ve ardından %9’a düşeceği öngörüsünü gerçekçi bulmuyor. Analiste göre %30 seviyelerine çıkan bir enflasyon, ek ekonomik tedbirler alınmadan kendiliğinden düşmez.

Enflasyon beklentilerinin insan davranışlarına işlediğini belirten Yeşilada, gerçek bir düşüş için bütçe politikası ile para politikasının koordineli çalışması gerektiğini vurguluyor. Kendi tahminine göre, büyük bir petrol şoku olmazsa bu yıl TÜFE %30 ile kapanacak ve gelecek yıl %20’lere gerileyecektir.

Faiz İndirimleri ve Küresel Riskler

Aracı kurumlar yıl sonunda politika faizinin %35’e düşeceğini öngörse de Atilla Yeşilada, dışsal koşulların buna izin vermeyeceğini düşünüyor. Özellikle Hürmüz Boğazı ve Bab el-Mandeb’deki krizlerin sürmesi kritik bir risk oluşturuyor.

Trump’ın İran üzerindeki baskıyı artırma planları ve Karadeniz’deki tanker savaşları, Brent petrol fiyatlarını yeniden 100 dolar seviyesine taşıyabilir.

Bu senaryoda enflasyonun %35’e çıkabileceğini ve Merkez Bankası’nın faiz indiriminden uzaklaşacağını belirten Yeşilada, yatırımcıların kredi kullanmaktan kaçınmasını öneriyor.

Borsa ve Altın İçin Senaryolar

Borsa tarafında şirket karlarının beklenti üstü gelmesine rağmen, Yeşilada endeksin kalıcı olarak 14.000 puan üzerine çıkacağına inanmıyor. Yabancı katılımının düşük olması ve halka arzların piyasadan para çekmesi temel engeller olarak görülüyor. Petrol fiyatları yükselirse borsanın 12.000 puana kadar gerileyebileceği uyarısında bulunuyor.

Altın tarafında ise 4.000-4.500 dolar bandındaki hareketlerin kısa süreli olacağını savunuyor. ABD tahvil faizlerinin 2001’den bu yana en yüksek seviyeye çıkması, altının alternatif maliyetini artırıyor. Sonuç olarak altının 4.000-4.500 dolar arasında salınım yapacağını, ancak sert bir yükselişin zor olduğunu öngörüyor.

Özetle, faizlerin yönünü belirleyecek temel faktörler Karadeniz’deki tanker savaşlarının sona ermesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması olacaktır.

Video Analiz

Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Finansal kararlarınızı almadan önce bir uzman ile görüşün. Yasal uyarı sayfamızı okuyun.

Günün Diğer Analizleri