Kıymetli metallerdeki sert yükseliş dikkat çekerken Barış Soydan, altın ve gümüş fiyatlarındaki ivmelenmenin temel nedenlerini ve piyasalardaki güncel riskleri değerlendirdi.
Altın ve Gümüşte Yükselişin Nedenleri
Ons altın bugün 4.250 dolar seviyelerine kadar yükselerek %4 değer kazandı. Gümüş ise %5’lik bir artışla 63 dolara dayandı. Analiste göre bu yükselişin arkasında dört temel ve bir teknik sebep bulunuyor.
İlk olarak, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açma ihtimali petrol fiyatlarını aşağı çekiyor. Petrol fiyatlarının düşmesi enflasyonist baskıyı azaltıyor. Bu durum, merkez bankalarının faiz artırım ihtimalini masadan kaldırıyor.
İkinci neden, Fed’in faiz artırım beklentilerinin azalmasıdır. Geçen hafta %80 olan Eylül ayı artırım ihtimali, bu hafta %56’ya geriledi. Faizlerin sabit kalması veya düşmesi altın fiyatlarını doğrudan destekliyor.
Üçüncü olarak, ABD özel sektör istihdam verileri (ADP) beklentilerin altında kalarak 44.000 kişi olarak açıklandı. İstihdam piyasasındaki bu zayıflama, enflasyon baskısını azaltan bir diğer faktör olarak öne çıkıyor.
Dolar Endeksi ve Parite Beklentileri
Savaşın etkileriyle dolar karşısında 1.13 seviyelerine kadar gerileyen Euro, bugün 1.16 seviyelerine yükseldi. Dolayısıyla doların zayıflaması değerli metallere alım getirdi.
Barış Soydan, Reuters’ın fon yöneticileriyle yaptığı ankete dikkat çekiyor. Analistlere göre parite yıl sonuna kadar 1.15-1.16 bandında kalabilir. Ancak 2027 yılına kadar paritenin 1.18 seviyelerine yükselmesi öngörülüyor.
Eğer bu tahminler gerçekleşirse, önümüzdeki 12 ay boyunca dövizde kalmak isteyenler için Euro’yu tercih etmek daha akılcı bir strateji olabilir.
Türk Tahvilleri ve Reel Sektördeki Durgunluk
Yabancı yatırım bankaları, özellikle Deutsche Bank, Türk tahvillerine yönelme tavsiyesi verdi. Son iki haftada yabancıların 2 milyar dolar tutarında tahvil aldığı görülüyor.
Ancak Soydan’a göre mevcut getiriler bireysel yatırımcı için henüz cazip değil. Borçlanma aracı fonlarının son bir aylık getirisi %3 civarında seyrediyor. Bu oran, stopaj sonrası para piyasası fonlarının bile altında kalıyor.
Öte yandan reel sektörde ciddi bir daralma söz konusu. Otomotiv satışları Temmuz ayında %25 küçüldü. Beyaz eşya sektöründe ise iç piyasa satışları ilk 6 ayda %7, ihracat ise %19 daraldı.
Arçelik Bilançosu ve Enflasyon Baskısı
Arçelik ikinci çeyrekte kara geçmiş olsa da bu durumun yanıltıcı olduğunu savunuyor. Söz konusu kar, satışlardan değil, Whirlpool ile yapılan anlaşmadan gelen tek seferlik bir gelirden kaynaklanıyor.
Şirketin hasılatı yıllık bazda %10 daralmaya devam ediyor. Analiste göre, enflasyonun inatçılığı nedeniyle Merkez Bankası faiz indirimlerine başlayamıyor. Bu durum reel sektördeki durgunluğu derinleştiriyor.
Özellikle mobil iletişim hizmetleri gibi kalemlerin enflasyonu yukarı çekmeye devam ettiğini belirtiyor. Devlet kontrolündeki şirketlerin rahatça zam yapabilmesinin, enflasyonla mücadeleyi zorlaştırdığını vurguluyor.
ABD Borsaları ve Borsa İstanbul Analizi
ABD tarafında teknoloji rallisi yerini rotasyona bırakıyor. AMD ve SpaceX bilançolarının beklentileri karşılayamaması Nasdaq’ta baskı yarattı. Buna karşın sağlık sektörü son 3 ayda %11 değer kazanarak öne çıktı.
borsa tarafında ise endeks 13.703 seviyelerinde dalgalı bir seyir izledi. Türk Hava Yolları’nın bilançosu beklentilerin altında kaldığı için %3’ten fazla düştü. Tüpraş ise beklentilerin %50 üzerinde bilanço açıklayarak yükseliş kaydetti.
Son dönemdeki halka arzların performansı ise oldukça kötü. Bazı şirketlerin halka arz sonrası %37’ye varan değer kayıpları yaşadığı görülüyor. Bu durum hem yatırımcıyı etkiledi hem de genel piyasayı aşağı çekti.
Teknik olarak destek seviyeleri 13.580 ve 13.500 olarak izlenirken, dirençler 13.800 ve 13.850 seviyelerinde konumlanıyor. Gelecek dönemde ABD’deki sektör rotasyonları ve Türkiye’deki enflasyon verileri tabloyu değiştirebilir.