Yatırım fonlarında yaşanan tasfiye süreci ve piyasalardaki likidite krizi derinleşirken, Barış Soydan 560 bin yatırımcıyı etkileyen 940 milyar liralık fon krizini ve borsa üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Fon Tasfiyeleri ve Yatırımcı Kayıpları
SPK, geçtiğimiz hafta 7 portföy şirketine ait 131 fon için tasfiye süreci başlattı. Bu fonlarda toplam 940 milyar lira tutarında varlık kilitli durumda. Tasfiye süreci kapsamında varlıklar satılarak yatırımcılara ödeme yapılacak. Ancak analiste göre yatırımcılar, mevcut fiyat seviyelerinin altına düşüşler nedeniyle daha az para alacaklar.
Özellikle hisse ve serbest fon yatırımcıları büyük risk altında bulunuyor. Fonların içindeki pay senetleri, alıcı bulunmadığı için her gün taban yaparak değer kaybediyor. Barış Soydan, İş Bankası ve Ziraat Bankası gibi kurumların henüz tasfiye sürecine dahil olmadığını, bu durumun satış baskısını artırdığını belirtiyor.
Serbest Fonlar ve Manipülasyon Riski
Serbest fonların yüksek getiri sırrının, belirli hisseleri yukarı taşıyarak manipüle etmek olduğu savunuluyor. Örneğin, Atlas Portföy’ün bir fonunda yer alan Işıklar Enerji Yapı Holding hissesi bir yılda %1000 yükselmişti. Ancak hesap vakti geldiğinde bu hisselerde alıcı kalmadığı için fiyatlar hızla düşüyor.
SPK, başlangıçta 3 ay olarak öngördüğü tasfiye süresini 6 aya uzattı. Buna karşın piyasadaki taban serisinin 6 ayı aşma ihtimali bulunuyor. Serbest fonların risk değeri 7 olduğu için yatırımcıların bu riski bilerek girdiğini belirten analist, asıl sorunun düşük riskli fonlarda olduğunu vurguluyor.
Para Piyasası Fonlarındaki Gizli Tehlike
Risk değeri 1 veya 2 olan para piyasası fonları, teorik olarak güvenli kabul ediliyor. Ancak Tera Portföy gibi şirketlerin, bankaları geçmek için “hisse repo” işlemi yaptığı görülüyor. Bu işlemde, teminat olarak düşük kaliteli ve manipülatif hisseler alınıyor.
Özellikle TP2 fonunda %25 oranında Destek Faktoring hissesinin teminat olarak tutulması dikkat çekiyor. Barış Soydan, ekonomi yönetiminin bu noktada devreye girmesi gerektiğini savunuyor. Çözüm olarak, portföy yöneticilerinin ve patronların mal varlıklarının bir havuzda toplanarak yatırımcıların tazmin edilmesi öneriliyor.
Ekonomi yönetimi, yaklaşık bir yıl önce manipülasyonların farkında olduğunu belirtmişti; dolayısıyla şimdi sorumluluk alarak çözüm üretmesi gerekiyor.
Banka Mevduat Faizleri ve Alternatifler
Fonlardaki belirsizlik nedeniyle yatırımcılar mevduata yöneliyor. Ancak banka faiz oranlarında sınırlı bir düşüş gözlemleniyor. Güncel verilere göre Garanti %36, İş Bankası %37,5 ve Akbank %39 seviyelerinde oranlar sunuyor. Halkbank’ta ise bireysel oranlar vadeye göre %37,75 ile %38 arasında değişiyor.
Kıymetli Metaller ve Küresel Piyasalar
Fed’in faiz artırımı sinyalleri altın ve gümüş fiyatlarını kısa vadede duraklattı. Buna rağmen uzun vadeli beklentiler hala güçlü seyrediyor. TD Security, altın fiyatlarındaki gevşemelerin bir alım fırsatı olduğu görüşünde.
Kısa vadede Fed’in faiz artırımları fiyatları baskılasa da, merkez bankalarının alımları ve dolara güvenin azalması altını 4.300-4.400 dolar bandında dengeliyor. Öte yandan, Brent petrolün 100 doların altına inmesi küresel borsalar için olumlu bir gelişme olarak kaydedildi.
Borsa İstanbul ve Kamu Alımları
Borsa İstanbul, fon krizinin etkisiyle güne sert bir düşüşle başladı ve bir ara %3 değer kaybetti. Ancak Ziraat Yatırım’ın 22 milyar lira tutarındaki rekor alımı piyasayı toparladı. Bu alım sayesinde borsa günü %0,40 yükselişle kapattı.
Analiste göre piyasada güven hala düşük seviyelerde. Borsanın yönü için 13.370 seviyesindeki 200 günlük ortalamanın üzerine çıkması kritik önem taşıyor. Mevcut durumda direnç 13.500, destek ise 13.185 seviyelerinde konumlanmış durumda.