Ekonomi yönetiminin yatırım fonlarına yönelik yeni düzenlemeleri ve makroekonomik durgunluk sinyalleri ön plana çıkarken, Barış Soydan piyasalardaki son gelişmeleri değerlendirdi.
Yatırım Fonlarında Yeni Dönem ve MSCI Riski
Takas Bank tarafından portföy şirketlerine yönelik yeni kurallar açıklandı. Analiste göre bu düzenlemeler kredi, teminat ve likidite yönetimi konusunda daha sıkı denetimler getiriyor. Özellikle kasası ve likiditesi zayıf olan küçük şirketlerin artık eskisi kadar agresif büyüyemeyeceği öngörülüyor.
Bu hamlenin temel nedeni, MSCI’ın Türkiye’deki bazı yatırım fonlarının belirli hisselerde koordineli işlem yaptığına dair uyarısıdır. MSCI, bu durumun Borsa İstanbul’daki fiyatlamaları bozduğunu belirtti. Eğer Kasım ayına kadar önlem alınmazsa, Türkiye’nin gelişen ülkeler kategorisinden çıkarılıp frontier market kategorisine alınabileceği ima edildi.
Düzenlemelerin özellikle belirli hisselere odaklanan serbest fonları etkilemesi bekleniyor. Ancak Barış Soydan, dünkü düzenlemenin tek başına serbest fonlarda çok sert bir düşüş yaratmayacağını savunuyor. Yine de bu fonların yüksek getirilerinin ardından sert kayıplar yaşatabildiği hatırlatılıyor.
Türkiye Ekonomisinde Resesyon ve Talep Daralması
Yurt içi talepte adeta bıçakla kesilmiş gibi bir yavaşlama gözlemleniyor. Örneğin otomotiv satışları ilk 6 ayda %8 daraldı. Konut satışlarında ise Mayıs ayında son 2,5 yılın en sert düşüşü kaydedildi. Analiste göre bu durgunluk, yılın ikinci yarısında da büyük bir değişim olmadan sürecek.
Bu tablonun arkasında iki temel faktör bulunuyor. İlk olarak, Merkez Bankası’nın sıkı para politikası ve yüksek faizleri etkili oluyor. Deutsche Bank’ın tahminine göre, şu an %37 olan politika faizi yıl sonunda sadece %35 seviyesine inecek. Dolayısıyla faizler yüksek kaldığı sürece talepte canlanma beklenmiyor.
İkinci faktör ise altın fiyatlarındaki düşüşün yarattığı servet kaybı. Hakan Kara’ya göre talepteki yavaşlamanın asıl sebebi budur. Nisan başından 3 Temmuz’a kadar altın tutanların servetinde 55 milyar dolar erime yaşandığı hesaplandı. Bu durum, yatırımcıların piyasadan çekilmesine yol açtı.
Altın ve Gümüşte Küresel Beklentiler
Kısa vadeli dalgalanmalara rağmen HSBC’nin 2026 raporu, merkez bankalarının dolardan uzaklaşarak altın alımlarına devam edeceğini öngörüyor. Özellikle Çin Merkez Bankası’nın Haziran ayında 2023’ten bu yana en yüksek alımı gerçekleştirerek yaklaşık 480.000 ons altın aldığı belirtiliyor.
Teknik seviyelere bakıldığında, altın şu an 4153 dolar seviyelerinde seyrediyor. Kısa vadeli 21 günlük ortalama olan 4155 dolar kritik bir eşik. Ancak gerçek bir güçlenme için 50 günlük ortalama olan 4391 doların üzerine çıkılması gerekiyor. Gümüş ise 60 dolar üzerinde, 61 dolar seviyelerinde tutunmaya çalışıyor.
Borsa İstanbul ve ABD Piyasalarındaki Rotasyon
Borsa İstanbul’da bugün NATO zirvesi ve Trump’ın F-35 programına dönüş sözleri savunma sanayi şirketlerini hareketlendirdi. Endeks 14.611 seviyesine kadar yükselse de gün sonunda kar satışlarıyla 14.496 seviyesinde kapandı. Yarın için destek seviyeleri 14.360 ve 14.170 olarak belirlenirken, direnç 14.630 seviyesinde bulunuyor.
ABD piyasalarında ise teknoloji hisselerinde satışlar sürerken bir sektör rotasyonu yaşanıyor. Yatırımcılar teknolojiyle kazandıkları karları realize ederek finansal hizmetler, sanayi ve sağlık sektörlerine geçiş yapıyor.
Analiste göre, önümüzdeki dönemde ABD borsalarında hareketlerin temel belirleyicisi açıklanacak olan şirket bilançoları olacak.
Sonuç olarak, borsa tarafında NATO etkisiyle gelen yükselişlerin kalıcı olup olmayacağı ve enflasyon verilerinin seyri takip edilmeli.