Barış Soydan analiziyle, piyasalar jeopolitik riskler ve Merkez Bankası’nın yaklaşan faiz kararı nedeniyle hassas bir dönemden geçiyor. Özellikle 4535 dolar seviyesindeki ons altın fiyatı, Trump’ın açıklamalarıyla dalgalanırken, Türk lirası da hem dolar hem de euro karşısında karmaşık bir tablo sergiliyor.
Finansal Piyasa Analizi
Merkez Bankası’nın altın swapı hamlesi, rezervlerde 60 tonluk bir düşüşe neden oldu. Bu swap, yurt içi döviz talebini karşılama amacını taşısa da, toplam altın rezervlerini 500 tona indirdi. Dolar kurunda son bir ayda görülen %1.40’lık yükseliş, enflasyonun altında kalarak Türk lirası reel olarak değer kazanmasını sağladı. Ancak euroda durum farklı; doların genel yükselişi nedeniyle Türk lirası karşısında değer kaybı yaşandı.
- Faiz kararı beklentisi piyasada hakim. Anketlere göre izleyicilerin %63’ü pas geçilmesini beklerken, fiili faiz zaten %40 seviyesinde.
- Mevduat faizleri tekrar %40’a yükseldi. Bankalar arasında oranlar değişmekle birlikte (örneğin, Yapı Kredi %40.5-41, Akbank %41.5), ticari kredi faizleri %45-50 aralığında seyrediyor.
- Altın fiyatlarında Trump’ın açıklamaları belirleyici oldu. Ons altın 4600 dolara kadar yükselirken, gümüş de 71 doları aştı. Yurt içi talepte düşüş yaşanırken, kilogramdaki fiyat farkı azaldı (61.100 dolara). Kapalı çarşıda alış: 6.600 TL, satış: 6.585 TL.
- Jeopolitik riskler artmaya devam ediyor. Trump’ın İran’a yönelik açıklamaları ve askeri hareketlilik, Wall Street Journal’ın bölgeye asker sevkiyatı haberiyle daha da şiddetlendi. Savaşın şiddetlenme riski piyasaları olumsuz etkileyebilir.
Merkez Bankası’nın faiz kararının reel sektör ve TL’nin itibarı arasında hassas bir denge kurması gerekiyor. Aksi takdirde, piyasalarda olumsuz sonuçlar doğabilir. Bu denge, ekonomik istikrar için kritik öneme sahip.
Önümüzdeki dönemde piyasaların, jeopolitik gelişmelere ve Merkez Bankası’nın faiz politikalarına duyarlı olmaya devam etmesi bekleniyor. Belirsizlik ortamında dikkatli bir strateji izlemek ve riskleri minimize etmek önem taşıyor.