Yatırım fonlarındaki büyük para çıkışları ve SPK’nın yeni düzenlemeleri piyasaları sarsarken, Barış Soydan son dönemdeki fon krizlerini ve borsa üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Yatırım Fonlarında Büyük Kaçış ve Likidite Krizi
Analiste göre, 28 Ağustos’ta SPK’nın serbest fonlara yönelik sıkı kurallar getirmesiyle birlikte piyasalarda sendeleme başladı. Bu tarihten itibaren yatırım fonlarından toplamda 538 milyar lira (yaklaşık 11 milyar dolar) çıkış yaşandı. Özellikle Pusula Portföy ve Tera’nın temerrüde düşmesi yatırımcı paniğini artırdı.
Dikkat çekici bir veri olarak, Garanti Portföy’ün repoya yatırım yapan özel bir fonundan tek bir günde 45 milyar lira (yaklaşık 1 milyar dolar) çekildiği görülüyor. Barış Soydan, bu durumun Türkiye’de tek seferde bu büyüklükte işlem yapabilen yatırımcıların varlığını kanıtladığını belirtiyor.
Fonlardan Çıkan Paranın Yönü ve Güvence Sorunu
Çıkan 11 milyar doların dövize yönelmesi TL üzerinde ciddi baskı oluşturabilirdi. Ancak Goldman Sachs’ın verilerine göre, bu kaynaklar döviz yerine TL mevduat hesaplarına yöneldi.
Analist, bankalardaki mevduatların TMSF tarafından 1.200.000 liraya kadar garanti altında olduğunu hatırlatıyor. Yatırım fonlarında benzer bir devlet güvencesinin bulunmadığını vurgulayan Soydan, büyük bankaların portföy şirketlerinde yapısal bir sorun beklemediğini ancak mevduatın daha güvenli bir liman olduğunu savunuyor.
SPK Tasfiye Süreci ve Yatırımcı Hakları
SPK, fonların tasfiye sürecini önce 3 ay, ardından 6 ay olarak güncelledi. Bu süreçte fon içindeki hisselerin satılarak yatırımcılara ödenmesi planlanıyor.
17 Eylül saat 13.30’dan önce satış talimatı veren yatırımcıların, tasfiye sürecinin dışında tutularak daha erken ödeme alma ihtimali yüksek görünüyor.
Bazı yatırımcıların talimatları, Takas Bank’taki sistem arızaları nedeniyle gerçekleşmedi. Ancak Barış Soydan, SPK’nın 2026 T61 sayılı kararının bu noktada devreye gireceğini belirtiyor. Bu düzenlemeye göre, gerçekleşmeyen iade talimatları fon hesabına borç kaydediliyor ve tasfiyeden gelen nakitten öncelikli olarak ödeniyor.
Banka Faizleri ve Kredi Piyasasındaki Gelişmeler
Merkez Bankası’nın Ağustos sonundaki hamlesinin ardından mevduat faizleri %40 seviyelerinden %37-38 bandına geriledi. Buna karşın ticari kredi faizlerinde gevşeme gözlemleniyor. Özellikle QNB (%42) ve TEB (%44) gibi özel bankaların rotatif kredilerde oranları düşürdüğü görülüyor.
Öte yandan, kamu bankalarının kredi faizlerini 3 puan indirecekleri yönündeki açıklamalarına rağmen uygulamada bir düşüş yaşanmadığını belirten analist, kamu bankalarının reel sektörün daraldığı bu dönemde öncü olmaması gerektiğini savunuyor.
Altın ve Gümüşte Fed Engeli
Fed’in faiz artırımı ve yeni artış sinyalleri altın fiyatlarını baskılıyor. Piyasadaki “hamam böceği” teorisine göre, bir faiz artışı genellikle beraberinde diğerlerini getirir.
Kısa vadede ons altın 4.300-4.400 dolar bandında, ons gümüş ise 65-67 dolar arasında seyrediyor. Ancak TD Securities ve Standard Chartered gibi kurumlar, yapısal unsurların güçlü olması nedeniyle yüksek faizlerin altını tamamen kıramayacağını öngörüyor.
Borsa İstanbul’da Endeks Değişimi ve Teknik Seviyeler
borsa tarafında fonların hisselerini satması piyasayı olumsuz etkiliyor. BIST 30’dan Destek Faktoring çıkarılırken, yerine Türk Anadolu Metal dahil oldu. Ayrıca BIST 50 listesinde CW Enerji ve Doğuş Otomotiv Enerji gibi şirketler yerini aldı.
İşlem hacmi 184 milyar liraya gerileyerek 26 Nisan’dan bu yana en düşük seviyeye indi. Teknik olarak yukarıda 13.370 (200 günlük ortalama) ve 13.530 dirençleri kritik önem taşıyor. Aşağıda ise ilk destek seviyesi 12.950 olarak takip ediliyor.
Sonuç olarak, fon kaynaklı satışların devam etmesi ve Ziraat Yatırım gibi kurumların desteğinin gelmemesi durumunda, borsadaki zayıflığın sürmesi bekleniyor.