ABD ara seçimlerinin ardından piyasalarda kayıplar derinleşirken Benjamin Cowen, mevcut durumun 2018 yılındaki piyasa hareketleriyle olan çarpıcı benzerliklerini değerlendirdi.
Ara Seçimler ve Piyasa Psikolojisi
Analiste göre piyasalarda seçim sonrası yaşanan hareketler tarihsel bir döngüyü anımsatıyor. 2018 yılında ara seçimlerin hemen ardından S&P 500 endeksinde yaklaşık %2,12 oranında bir yükseliş gerçekleşmişti. Ancak bu kazanımlar kısa süreli oldu ve Aralık ayına girerken piyasalar çok daha düşük seviyelere geriledi.
Cowen, seçim dönemlerindeki belirsizliğin ortadan kalkmasıyla piyasaların genellikle kısa süreli bir coşku yaşadığını belirtiyor. Ancak makro gerçekler devreye girdiğinde bu durum hızla değişiyor. Özellikle ara seçim yıllarının dördüncü çeyreğinde borsaların düşmesi, genellikle Bitcoin gibi risk varlıklarını da beraberinde aşağı çekiyor.
2018 ve 2026 Arasındaki Üç Temel Benzerlik
Benjamin Cowen, günümüz piyasalarını 2018 yılına benzeten üç ana makro faktör üzerinde duruyor. İlk olarak, şahin bir Fed tutumu ön plana çıkıyor. 2018’de Jerome Powell, ekonomik veriler soğusa bile sıkılaşma politikasının süreceği sinyalini vermişti.
Günümüzde de benzer bir tablo hakim. Nasdaq endeksi bugün %4 oranında düşmesine rağmen, Fed’in Aralık ayında faiz artırma ihtimali hala %75 seviyelerinde seyrediyor. Analiste göre Fed’in bu tutumunun arkasında İran’daki savaş ve gümrük vergileri yatıyor.
İkinci kritik nokta, ticaret savaşları ve gümrük vergileri. 2018’de ABD-Çin ticaret savaşı nedeniyle Caterpillar ve Ford gibi şirketlerin kâr marjları daralmıştı. Cowen, bugün de evrensel hale gelen gümrük vergilerinin şirket kârlarını benzer şekilde baskıladığını savunuyor.
Son olarak, düzenleyici kurumların artan denetimleri dikkat çekiyor. 2018’de teknoloji devleri ağır denetimler altındayken, bugün benzer bir baskının yapay zeka (AI) sektörü üzerinde oluşmaya başladığını belirtiyor.
Jeopolitik Riskler ve Enerji Piyasaları
Analist, mevcut durumun 2018’den daha karmaşık olduğunu çünkü ek olarak İran savaşının etkilerinin bulunduğunu vurguluyor. Enerji piyasalarında Brent petrol 100 dolar, petrol ise 90 dolar seviyelerinde seyrediyor. Ancak bölgeye gönderilen uçak gemileri, belirsizliğin sürdüğünü gösteriyor.
Piyasalarda belirsizlik en büyük risk faktörüdür ve mevcut jeopolitik gerilimler bu belirsizliği derinleştiriyor.
Cowen’a göre, Demokratların meclis kontrolünü ele almasıyla yürütme organı üzerinde bir denge oluşabilir. Fakat bu değişimin gerçekleşmesi için önünde hala iki ay olduğu için kısa vadede risklerin devam edeceğini öngörüyor.
Bitcoin ve Nasdaq İçin Risk Senaryoları
Borsalardaki sert düşüşlerin kripto para piyasalarına yansıması kaçınılmaz görünüyor. Nasdaq endeksinin Temmuz ayı düşük seviyelerini test etmesi, benzer bir durumun Bitcoin için de geçerli olabileceğini gösteriyor.
Analist, piyasada ciddi bir yorgunluk olduğunu düşünüyor. Özellikle yıl boyunca aşırı boğa beklentisi içinde olan yatırımcıların, dördüncü çeyrekteki olası bir sert düşüşte teslimiyet (kapitülasyon) yaşayabileceğini savunuyor. Cowen’a göre gerçek boğa piyasası, ancak bu teslimiyet gerçekleştiğinde başlayacaktır.
Sonuç olarak, S&P 500’ün kazanımlarını 2018’den daha agresif bir şekilde geri vermesi, makro baskıların arttığını kanıtlıyor. Özellikle Aralık ayı faiz kararı ve İran’daki gelişmeler tablonun yönünü belirleyecektir.