Ekonomi politikalarındaki gevşeme sinyalleri ve seçim ekonomisi tartışmaları sürerken, Devrim Akyıl güncel piyasa görünümünü ve Dolar kuru üzerindeki baskıları değerlendirdi.
Kur Rejimi ve Ekonomi Politikaları
Analiste göre Türkiye’de uzun süredir uygulanan ekonomi politikaları, 2000 yılındaki IMF programının bir kopyası niteliğinde. Bu modelin geçmişte 2001 krizine yol açtığını hatırlatan Akyıl, mevcut durumun üretimi ciddi şekilde sıkıştırdığını savunuyor. Özellikle piyasada artan iflas ve konkordato haberleri bu durumun bir sonucu olarak görülüyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in serbest dalgalı kura geçme arzusunu ancak şartların oluşmadığını belirtmesini “malumun ilanı” olarak nitelendiriyor. Akyıl’a göre enflasyon beklentileri sağlam şekilde çıpalanmadan kurun rahat bırakılması pek mümkün görünmüyor. Ayrıca, döviz piyasasında iki yönlü hareketin olmaması, kurun baskı altında olduğunun bir kanıtı olarak değerlendiriliyor.
Faiz Beklentileri ve Merkez Bankası
Merkez Bankası’nın son toplantısında faiz indirimi yapmaması analist tarafından tuhaf karşılanıyor. Akyıl, petrol fiyatlarının aniden 100 dolar seviyesini aşmasının ve %10 yükselmesinin bu kararda etkili olduğunu düşünüyor. Ancak analist, hala 2 puanlık bir indirim beklentisini koruyor.
Buna karşın yabancı bankaların tahminleri farklılık gösteriyor. Bank of America, Ekim ayında bir indirim sonrası faizin Nisan 2027’ye kadar sabit kalmasını ve 2026 sonunda %36 olmasını öngörüyor. Deutsche Bank ve Barclays ise yıl sonu için %35 seviyesini bekliyor.
Analiste göre, yanlış kur rejiminin sonsuza kadar sürdürülmesi mümkün değildir ve ekonomi eninde sonunda rekabetçi bir kura geçmek zorundadır.
Altın ve Gümüş Stratejileri
Kısa vadeli Fed paniğine rağmen altın tarafında pozitif beklentiler sürüyor. Akyıl, özellikle Eylül ayının ikinci yarısından sonra yurt dışındaki hareketliliğin netleşeceğini belirtiyor. Gram altın için 2.750 TL seviyesini kritik takip noktası olarak belirliyor. Bu seviyenin üzerinde kalındığı sürece teknik al sinyalinin devam ettiğini vurguluyor.
Analist, 2027 başlarına kadar kuvvetli bir fiyatlama beklediği için geri çekilmeleri alım fırsatı olarak görüyor. Kısa vadeli işlemler için ise makas aralığının dar olması nedeniyle Altın S1 sertifikasını tercih ettiğini belirtiyor. Burada 75,86 TL seviyesinin aşılmasıyla sürecin hızlanabileceğini öngörüyor.
Gümüş tarafında ise 100,50 TL üzerindeki kalıcılığın çok daha pozitif bir senaryoyu başlatacağını savunuyor. Orta vadede 96,08 TL olan 200 günlük ortalamanın destek olarak çalışacağını düşünüyor. Ekim ortasına kadar bir dinlenme seansı yaşanabileceği ihtimaline dikkat çekiyor.
Borsa İstanbul ve Fon Riskleri
Borsa tarafında SPK’nın yeni fon rehberini doğru bir adım olarak değerlendiren Akyıl, ancak bu durumun kısa vadede piyasada sıkıntılar yaratabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle bazı portföy yönetim şirketlerinin yaşadığı sert düşüşlerin milyarlarca liralık bir risk oluşturduğunu ifade ediyor.
Endekste 14.150 seviyesini trend takip noktası olarak belirleyen analist, bu seviyenin aşağı kırılması durumunda sert düzeltmelerin gelebileceğini belirtiyor. BIST 30 tarafında ise 16.530 seviyesinin üzerinde kalındığı sürece yukarı yönlü görünümün sürdüğünü ancak RSI uyumsuzlukları nedeniyle temkinli olduğunu ekliyor.
Hisse Bazlı Değerlendirmeler
Petkim hissesinde haftalık %23’lük yükseliş sonrası kar realizasyonu yaptığını belirten Akyıl, 2.416 TL seviyelerine geri çekilmeleri yeniden alım için takip edeceğini söylüyor. Ülker tarafında ise genel piyasa riskleri ve endeks ayarlamaları nedeniyle miktar azalttığını ifade ediyor.
Sonuç olarak, önümüzdeki haftalarda gerçekleşmesi beklenen endeks düzenlemeleri ve fon yapılandırmaları, piyasada ciddi dalgalanmalar yaratabilir.